KDV’den istisna olan teslim ve hizmetlerde tevkifat söz konusu olmaz... Fatura düzenleme ve amortisman ayırma sınırı 2017 yılı için 900-TL'dir ... İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade taleplerinde iade konusu yapılamayacak kısım 2017 yılı için 21.400-TL.dir ... Gelir Vergisinden istisna kıdem tazminatı tavanı 01.07.2017-31.12.2017 döneminde 4.732,48-TL.dir ... Hizmet süresi ne olursa olsun 18 yaşından küçük 50 yaşından büyük işçilerin yıllık izin hakları 20 gündür...
TMS/TFRS   |   SPK Mevzuatı   |   Vergi Mevzuatı   |   SGK Mevzuatı 
Re’sen Mükellefiyet Tesisi ve Özel Usulsüzlük Cezalarının İptali
Av. Ali Kemal Yılmaztürk
25.02.2014

Gelir Vergisi Kanununda gelir elde etmek amacıyla yapılan ticari kazançlar vergiye tabi tutulmuştur. Vergi dairesine mükellefiyet tesis ettirmeksizin devamlılık arz ettiği anlaşılan oto alım-satımı, gayrimenkul alım-satımı vs. gibi işler bakımından vergi daireleri re’sen mükellefiyet tesis ederek tespit ettikleri ticari kazanca dair işlemler bakımından ilgilisi hakkında vergi ve vergi ceza ihbarnameleri düzenlemektedirler.

Re’sen mükellefiyet tesisinin vergisel boyutunun haricinde SGK bakımından da sonuçları olmaktadır. Vergiye tabi bir faaliyetini kayıtdışı tutan  kişi emekli ise, sosyal güvenlik destek primi (SGDP) ödemek zorunda kalmakta ve bağ-kur kaydı ile hakkında borç tesis edilmektedir.

Dolayısıyla, hakkında re’sen mükellefiyet tesis edilen kişi, iddia edilen faaliyet ile iştigalinin olmaması halinde derhal vergi dairesine müracaat ederek “terk dilekçesi” vermelidir. Bu dilekçe, sonraki dönemler için beyanname vs. verme yükümlülüklerini ve bunun yerine getirilmemesine bağlı cezaları ortadan kaldıracaktır. Vergiye tabi bir iş var ise, mali müşavire danışılarak beyannameler verilmelidir.

Yine, re’sen mükellefiyet tesisi ile ilgili olarak faaliyette bulunulmadığı iddiası var ise, vergi mahkemesinde re’sen tesis edilen mükellefiyet tesisinin iptali için dava açılmalıdır.

Danıştay vermiş olduğu kararlarında, bir faaliyetten kazanç sağlanmasının Gelir Vergisi Kanunu kapsamında değerlendirilebilmesi için devamlılık, maddi ve şekli anlamda ticari bir organizasyonun varlığı, işlemin aynı vergi döneminde yinelenmesi ya da önceki vergi döneminde de yapılmış olmasını aramaktadır. Gayrimenkul veya araç alım-satımının yıllara sari olarak devam etmiş olması halinde de bu faaliyetin ticari kazanç elde etme amacına matuf olduğunu belirtmektedir. Faaliyetin devamlılık unsurunun gerçekleşmiş olması halinde, bunun ticari kazanç için olmadığının ispatı ilgilisine düşmektedir.

Re’sen mükellefiyet tesisi halinde vergi dairelerince, mükellefiyetin tesis edildiği geçmiş dönemlerle ilgili olarak vergi dairesince özel usulsüzlük ceza ihbarnameleri düzenlenmektedir. Danıştay kararları çerçevesinde, düzenlenen özel usulsüzlük ceza ihbarnamelerinin hukuka aykırı olduğu ve iptalinin gerektiği ortaya konulmuştur.

Sonuç olarak; resen mükellefiyet tesisi halinde düzenlenen özel usulsüzlük cezalarının yerinde değildir. İşin niteliğinin teknik ve uzmanlık gerektirmesi nedeniyle mağduriyetlerin yaşanmaması için sürecin mali müşavir veya hukukçu yardımıyla yönetilmesi faydalıdır. İsnat edilen faaliyette bulunulmadığı takdirde de vergi dairesine “terk dilekçesi” vermek ve dava ikame etmek gerekmektedir.

Sağlık ve esenle kalın…

Av. Ali Kemal YILMAZTÜRK