KDV’den istisna olan teslim ve hizmetlerde tevkifat söz konusu olmaz... Fatura düzenleme ve amortisman ayırma sınırı 2017 yılı için 900-TL'dir ... İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade taleplerinde iade konusu yapılamayacak kısım 2017 yılı için 21.400-TL.dir ... Gelir Vergisinden istisna kıdem tazminatı tavanı 01.07.2017-31.12.2017 döneminde 4.732,48-TL.dir ... Hizmet süresi ne olursa olsun 18 yaşından küçük 50 yaşından büyük işçilerin yıllık izin hakları 20 gündür...
TMS/TFRS   |   SPK Mevzuatı   |   Vergi Mevzuatı   |   SGK Mevzuatı 
Muhasebe | Vergi |  SGK |  Denetim |  Meslek Mevzuatı |  TTK |  TMS/TFRS |  Borçlar Kanunu |  Hepsi
ABC Ltd. şirketinin tek ortağı Serkan beydir. Şirketin dönem başı özsermayesi 75.000-TL’dir. Şirket ortağı 2013 Şubat ayında şirketine 500.000 TL borç vermiştir, Görüldüğü gibi örtülü sermaye şartları oluşmuştur. Ancak ABC Ltd. firması ortağından almış olduğu 500.000 TL için herhangi faiz ödememiş ve Serkan beyde faiz talep etmemiştir. Bu durumda; ABC Ltd. firması faiz vermemiş ve Serkan beyde faiz istememiş ise, herhangi faiz hesaplanmasına gerek yok mudur? Örtülü sermaye ile ilgili hiçbir işlem yapılmayacak mıdır? Sonuç olarak örtülü sermayede şirket ortağına faiz vermedi ya da hesaplamadı ise örtülü sermaye hükümleri oluşmayacak mıdır? Yoksa örtülü sermaye şartları oluştuğu için maliye faiz ödemesen de hesaplamak zorundasın diyebilir mi ABC Ltd. şirketine? ABC Ltd. şirketi ve Serkan Bey bu borç verme işinde faiz hesaplamamış vermemiş olduklarından ileride herhangi vergisel ceza durumunda kalabilirler mi? Yaptıkları işlemde yani borca faiz hesaplamamakta ve ödememekte sakıncalı bir durum var mıdır? Saygılar

Değerli üyemiz,

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Örtülü Sermaye” başlıklı 12’nci maddesinin birinci fıkrasında; "Kurumların, ortaklarından veya ortaklarla ilişkili kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmının ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılacağı" hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanun’un 11’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkı ve benzeri giderlerin kurum kazancının tespitinde gider yazılamayacağı hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, ortak veya ortakla ilişkili sayılan bir şirketten borç alınması işleminin örtülü sermaye kapsamına girmesi halinde, örtülü sermaye sayılan borç tutarı üzerinden hesaplanan ve ödenen faiz, kur farkı ve benzeri giderlerin, gider veya maliyet unsuru olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Yani, şirketin ortaklarından aldığı borçlar için faiz hesaplanıyor ve ödeniyorsa bu ödemenin örtülü sermaye faizi hükümleri bakımından değerlendirilmesi gerekir.

Öte yandan, borç alan şirket tarafından, ortağına her hangi bir şekilde faiz, kur farkı ve benzeri ödeme yapılmıyorsa, ortağa vergi mevzuatı açısından bir eleştiri getirilip getirilemeyeceği hususunda ise borcun kaynağı belirleyicidir. Şayet, ortak kişisel servetinden veya birikiminden ayırmak suretiyle, ortağı olduğu şirketine borç vermiş ise her hangi bir eleştiriye muhatap tutulmaz.

Yani, gerçek kişi ortağın kişisel servetinden veya birikiminden şirkete bir defaya mahsus (borç verme işleminin de devamlı surette yapılmaması gereklidir) sağladığı faizsiz borçlar için ortaklığın faiz ödemesi gerekmez.

Bununla beraber, borç veren ortak ticari bir işletme olduğu takdirde (örneğin bilanço usulünde vergilendirilen bir tacir veya kazancı gerçek kişi ortakları üzerinden vergilendirilen bir kolektif veya adi komandit şirket)  ticari kazanç sahiplerinin şirkete sağladığı bu faizsiz borçlar için şirketin emsal faiz oranında gelir gösterip beyanlarına dahil etmesi gerekmektedir.

İyi çalışmalar dileriz,

MizanTürk Ekibi.

                          
Etiketler : Örtülü sermaye