KDV’den istisna olan teslim ve hizmetlerde tevkifat söz konusu olmaz... Fatura düzenleme ve amortisman ayırma sınırı 2017 yılı için 900-TL'dir ... İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade taleplerinde iade konusu yapılamayacak kısım 2017 yılı için 21.400-TL.dir ... Gelir Vergisinden istisna kıdem tazminatı tavanı 01.07.2017-31.12.2017 döneminde 4.732,48-TL.dir ... Hizmet süresi ne olursa olsun 18 yaşından küçük 50 yaşından büyük işçilerin yıllık izin hakları 20 gündür...
TMS/TFRS   |   SPK Mevzuatı   |   Vergi Mevzuatı   |   SGK Mevzuatı 
Aile Hukuku ve Kefalet Sözleşmesi
Av. Ali Kemal Yılmaztürk
22.08.2013

Ailenin toplumun temelini oluşturduğu en temel kabullerden biridir. Toplumun temelini oluşturması nedeniyle ailenin korunması ile ilgili yasalarda özel hükümler daima var olmuştur. Aile konutu ile ilgili malik eşin tasarruf ehliyetinin sınırlandırılması, ailenin ekonomik varlığının korunması için hakimin müdahalesini isteyebilme hakkı ailenin ekonomik geleceğinin korunması bakımından eşlere tanınmış haklardan bazılarıdır.

Ailenin ekonomik varlığının korunması, iaşe ve ibate masrafları gibi mali yükümlülüklerini yerine getirmeyen eşe karşı diğer eş dava açabilecek ve bu yükümlülüklerin yerine getirilmesine karar verilmesini ve eşlerden birinin ailenin ekonomik varlığını tehdit edecek surette müsrif, özensiz ve gereksiz harcama yapması ve tasarrufta bulunması halinde de tasarruf yetkisinin sınırlandırılması bakımından hakimin müdahalesi istenebilecektir.

Bu doğrultuda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile de kefil olacak eşler bakımından diğer eşin yazılı rızasının olması şartı getirilmiştir. Eşlerden birinin yazılı rızası olmadığı müddetçe, diğer eşin imzalamış olduğu kefalet sözleşmesi hukuki sonuç doğurmayacak ve imza sahibini borç altına sokmayacaktır.

Kefil olacak eşin kefaletinin geçerli olabilmesi, hukuken hak doğuracak nitelikte olabilmesi için mutlak surette diğer eşin yazılı rızasının en geç sözleşmenin imzalanması anında verilmiş olması gerekmektedir. Sonradan verilecek olan rıza da, kefalet akdini geçerli hale getirmemektedir.

Genel kural kefalette eşin rızasının bulunması olmakla birlikte, bu genel kuralın istisnaları da bulunmaktadır. Eşlerin ayrı yaşama haklarının bulunması, ayrılık kararı olması durumunda diğer eşin rızasına gerek bulunmamaktadır.

Aynı zamanda, ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu durumdaki kefaletlerde dikkat edilecek husus, ticaret sicili veya esnaf ve sanatkarlar siciline kayıtlı olmak ve bu kefaletlerin mesleki faaliyetler, işletme ve şirketle ilgili olması gerekmektedir. Bu şart sağlanmaksızın şirket ortağı veya esnaf ve sanatkarın imzalayacağı kefalet akdinde de genel kuralda olduğu gibi eşin rızası aranacaktır.

Tüm bunlara ilaveten kefalet sözleşmesinde ağırlaştırılmış özel şekil şartları öngörülmüştür. Buna göre, kefilin kefalet miktarını, tarihini, kefalet müteselsil nitelikte ise niteliğini kendi elyazısı ile yazması gerekmektedir. Bu özel şekil şartlarına uyulmaksızın imzalanacak olan kefalet sözleşmeleri de geçersiz olacak ve hukuken herhangi bir hak talebine dayanak teşkil etmeyecektir.

Dolayısıyla, esnaf ve sanatkarımız ile işadamlarımızın yapacakları işlerle ilgili sözleşmelerde belirtilen hususlara dikkat etmeleri hak kayıplarının önlenmesi bakımından ehemmiyet arz etmektedir.

Sağlık ve esenle kalın…

Av. Ali Kemal YILMAZTÜRK