KDV’den istisna olan teslim ve hizmetlerde tevkifat söz konusu olmaz... Fatura düzenleme ve amortisman ayırma sınırı 2017 yılı için 900-TL'dir ... İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade taleplerinde iade konusu yapılamayacak kısım 2017 yılı için 21.400-TL.dir ... Gelir Vergisinden istisna kıdem tazminatı tavanı 01.01.2017-30.06.2017 döneminde 4.426,16-TL.dir ... Hizmet süresi ne olursa olsun 18 yaşından küçük 50 yaşından büyük işçilerin yıllık izin hakları 20 gündür...
TMS/TFRS   |   SPK Mevzuatı   |   Vergi Mevzuatı   |   SGK Mevzuatı 
Anonim Şirketlerde Sermaye Artırımı ve Azaltımı
Av. Salih Orhan
10.09.2013

A) Anonim Şirketlerde Sermaye Artırımı

Güvenli Kuruluş ile sermayenin korunması, anonim şirketin sorumlu bir ticaret şirketi olmasından kaynaklanan ve birbirini tamamlayan iki taşıyıcı ilke veya bir taşıyıcı ilkenin iki yüzüdür.

Bu ilkeler veya ilke, sermayenin, şirketin  hem işletme konusunun hizmetinde bulunmasını hem de tam tasarruf yetkisinin kapsamında olmasını ifade eder. “Hizmetinde olmak” sermayenin, kural olarak, şirketin mülkiyetinde olması, sermayenin gerçek değeri ile şirkete fiilen getirilmesi, korunması ve iade edilmesi şeklinde tanımlanır.

AET’nin 13.12.1976 tarihli ve 77/91 sayılı şirketlere ilişkin ikinci yönergesi de bu anlayışa uygundur. Anılan ilkeler, denetlemenin amaca uygun yapılabilmesi için, basit, şeffaflığı sağlayıcı ve açık kuruluş ve sermaye artırımı hükümlerini gerekli kılmaktadır.

Bugün AB üyesi devletlerin bilanço hukuklarının güncel sorunu IFRS’in, münferit şirket bilançolarına uygulanıp uygulanmayacağıdır. Çünkü, AB Konseyi  2005 yılından itibaren sadece pay senetleri borsada işlem gören anonim şirketler de ve sadece konsolide finansal tabloları IFRS’e göre düzenlenmesi sorunu getirmiş, konsolide olmayan finansal tablolara uygulanacak standartlarda üye devletleri serbest bırakmıştır.

IFRS’nin temelinde yatan düşünce, bilançonun sadece, bir işletmenin finansal durumu ile bir hususta meydana gelen değişiklikler hakkında bilgi vermek işlevini haiz olduğudur.

Buna karşılık, Kara Avrupası anlayışında, bilançonun bu tür bilgilendirme yanında, en az bunun kadar önemli bir görevi de, sermayenin iade edilip edilmediğini, sermayeye faiz verilip verilmediğini, yıllık karın kanun ve esas sözleşmeye göre kullanılıp kullanılmadığını, dağıtılanların kar olup olmadığını, sermayenin zararla yitirilip yitirilmediğini, kar dağıtımının sermayeden ve sermayenin güvencesi olan yedeklerden yapılıp yapılmadığını da ortaya koymasıdır.

Yani kısacası, Avrupa anlayışında sermayenin korunması  ilkesi ile bilanço arasında sıkı bir bağ bulunmaktadır. İşte bu aşamada sizlere Yeni Türk Ticaret Kanun’umuz bazında sermaye artırımı ve azaltılmasından uygulanacak genel ilkeleri izah etmeye çalışacağım.

1. Sermaye Artırımında Uygulanacak Genel İlkeler

a) Önceki Sermayenin Ödenmiş Olması

Anonim şirketlerde nakdi sermaye artırımına gidilebilmesi için önceki sermayenin tamamen ödenmiş olma koşulu aranmaktadır. Bunun istisnası iç kaynaklardan yapılacak sermaye artırımları olup bu durumda önceki sermayenin ödenmiş olma şartı aranmayacaktır.

TTK’nın 456/1 maddesinde “İç kaynaklardan yapılan artırım hariç, payların nakdi bedelleri tamamen ödenmediği sürece sermaye arttırılamaz. Sermayeye oranla önemli sayılmayan tutarların ödenmemiş olması sermaye artırımını engellemez.”  denilmiştir.

b) Sermaye Artırımına Karar Verecek Organ

Sermaye artırımına, esas sermaye sisteminde genel kurul, kayıtlı sermaye sisteminde ise Yönetim Kurulu karar verir. (TTK md. 456/2)

c) Sermaye Artırımı İçin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’ndan İzin Alınması

Anonim şirketler, faaliyet alanları belirlendikten sonra Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın izni ile kurulurlar. Bu şirketlerin esas sözleşme değişiklikleri de Bakanlığın iznine bağlıdır.

Bakanlık incelemesi, kanunun emredici hükümlerine aykırılık olmadığı konusuyla sınırlıdır. Bunun dışında hukuki konumu, niteliği ve işletme konusu ne olursa olsun anonim şirketin kuruluşu ve esas sözleşme değişikliği başka bir makamın iznine bağlı değildir. (TTK. md. 333)

d) Sermaye Artırımının Tescil Edilmesi

Sermaye artırımı, ticaret siciline tescil ile hüküm ifade eder. Sermaye arttırılmasına ilişkin genel kurul kararı, yönetim kurulu tarafından şirket merkezinin ve şubelerinin bulunduğu yerin ticaret siciline tescil edilir; ayrıca ilana bağlı hususlar ilan ettirilir; tescil ve ilan edilen karar şirketin internet sitesine konulur.

Sermaye artırımının genel kurul veya yönetim kurulu kararından sonra en geç üç ay içerisinde yönetim kurulu tarafından tescil ettirilmesi gerekir. Bu süre içerisinde tescil ettirilmezse sermaye artırım kararı ve bakanlık izni geçersiz olur. Bu durumda, sermaye artırımına iştirak taahhütleri çerçevesinde pay sahipleri tarafından şirketin bankadaki hesabına yatırılan ödemeler banka tarafından sahiplerine geri verilir.

e) Kanuna Aykırı Sermaye Artırımından Dolayı Şirket Aleyhine Fesih Davası Açılması

Sermaye artırımında kanun hükümlerine aykırı hareket etmek suretiyle, alacaklıların, pay sahiplerinin veya kamunun menfaatleri önemli ölçüde tehlikeye düşürülmüş veya ihlal edilmiş olursa, yönetim kurulunun, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın, ilgili alacaklının veya pay sahibinin istemi üzerine şirketin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesince şirketin feshine karar verilir.

Ancak, davanın sermaye artırım kararının tescil ve ilanından itibaren üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekir.

Mahkeme dava neticesinde eksikliklerin giderilmesi için ya da esas sözleşmeye veya kanuna aykırı hususların düzeltilmesi için süre de verebilir. Davanın açıldığı ve kesinleşmiş olan mahkeme kararı, mahkemenin bildirimi üzerine, derhal ve resen ticaret siciline tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan olunur.

2. Yönetim Kurulunca Hazırlanacak Sermaye Artırım Beyanı

Sermaye artırımlarında, Anonim Şirket Yönetim Kurulu tarafından sermaye artırımının türüne göre bir beyanın düzenlenmesi ve yönetim kurulu üyeleri tarafından imzalanması zorunludur. (TTK md. 457/f.1). Beyan, bilgiyi açık, eksiksiz, doğru, dürüst bir şekilde verme ilkesine göre hazırlanır.

Sermaye artırımı, sermaye taahhüdü yoluyla sermaye artırımı, iç kaynaklardan sermaye artırımı ve şartlı sermaye artırımı olarak üç türde yapılabilir. Yönetim Kurulu tarafından hazırlanacak beyanda yer alması gereken hususlar  TTK md. 457/f.2-a da açık şekilde belirtilmiştir.

Sermaye artırım beyanı, kurucular tarafından şirketin kuruluşu esnasında imzalanan “Kurucular Beyanı”na paralel bir şekilde olmalıdır. Sermaye artırım beyanının amacı; kamuyu aydınlatarak sermayenin korunmasını sağlamak, yolsuzlukları önlemek, sermaye artırımını kolayca denetlemek ve sorumluluk davalarının akışkanlığını sağlamaktır. Bu sebeple “bilgiyi dürüst bir şekilde verme ilkesi” uyarınca hazırlanmalıdır.

B) Anonim Şirketlerde Esas Sermayenin Azaltılması

Anonim şirketler, ihtiyaçları üzerinde bir sermayeye sahip olmaları nedeniyle ya da mevcut bilanço açıklarının kapatılması amacıyla sermayeyi azaltma yoluna gidebilmektedirler. Esas sermayenin azaltılması işlemi genel kural olarak esas sözleşme değişikliği gerektirmektedir.

Ancak, yasanın öngördüğü kurallara uymadan, şirket genel kurulunun alacağı karar ile sermayenin azaltılması mümkün değildir. Esas sermayenin azaltılması, anonim şirketin esas sözleşmesinde yazılı olan sermayenin toplam itibari değerinin rakamsal olarak indirilmesidir.

1. Esas Sermayenin Azaltılmasının Nedenleri, Amacı ve Şekli

Esas sermayenin azaltılması konusunun görüşüleceği genel kurul toplantısı çağrı mektubunda, sermaye azaltılmasına gidilmesinin nedenleri ile azaltmanın amacı ve azaltmanın ne şekilde yapılacağı ayrıntılı şekilde yazılmış olmalıdır.

Ayrıca yönetim kurulu bu hususları içeren bir raporunu genel kurulun onayına sunar, genel kurulca onaylanmış rapor tescil ve ilan olunur. Bilanço açığını kapatmak için sermaye azaltımına gidilmesinin en önemli sebebi pay sahiplerine kardan pay verebilmektir.

2. Şirket Sermayesinin Azaltılması Prosedürü

a) Sermaye Azatlımı Konusunda Genel Kurul Kararı Alınması

b) İmtiyazlı Pay Sahiplerinin Onayının Alınması

c) Alacaklılara Çağrıda Bulunulması

3. Sermaye Azaltılması Kararının İfası

Sermaye, ancak alacaklılara verilen sürenin sona ermesinden ve beyan edilen alacakların ödenmesinden veya teminat altına alınmasından sonra azaltılabilir.

Aksi halde, alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesi’nde sermayenin azaltılmasının iptali için dava açabilirler. Dava, sermayenin azaltılması işleminin tescilinden itibaren 2 yıl içerisinde açılması gerekir.

4. Sermaye Azaltılması Kararının Tescili

Sermayenin azaltılmasına ilişkin genel kurul kararı ve sermayenin gerçekten azaltılmış olması keyfiyetini ticaret siciline tescil ettirir.