KDV’den istisna olan teslim ve hizmetlerde tevkifat söz konusu olmaz... Fatura düzenleme ve amortisman ayırma sınırı 2017 yılı için 900-TL'dir ... İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade taleplerinde iade konusu yapılamayacak kısım 2017 yılı için 21.400-TL.dir ... Gelir Vergisinden istisna kıdem tazminatı tavanı 01.07.2017-31.12.2017 döneminde 4.732,48-TL.dir ... Hizmet süresi ne olursa olsun 18 yaşından küçük 50 yaşından büyük işçilerin yıllık izin hakları 20 gündür...
TMS/TFRS   |   SPK Mevzuatı   |   Vergi Mevzuatı   |   SGK Mevzuatı 
Bağımlı Meslek Mensupları Adına Oda ve Birliklere Yapılan Ödemeler
SMMM Merdan Altınöz
25.12.2013

Bilindiği üzere, serbest meslek faaliyeti; sermayeden çok şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari niteliği olmayan işlerin işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.

Serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa edenler ise (müşavir, avukat, doktor, mütercim, heykeltıraş, hattat, ressam gibi) serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez.

Bununla birlikte, serbest meslek faaliyetinin bir işverene tabi olarak yapılması halinde elde edilen gelir ise ücret geliri olur.

Serbest meslek kazancının tespitinde hâsılattan indirilecek giderler Gelir Vergisi Kanunu’nun 68 inci maddesinde sayılmıştır. Makalemizin konusu, işverenler veya bir işverene tabi olarak çalışan meslek mensupları tarafından yapılan bu mesleki giderlerden hangisinin işveren için gider hangisinin ücret ödemesi olarak dikkate alınması gerektiği hakkındadır.

Bağımlı Meslek Mensupları

Yukarıdaki bölümde belirtildiği üzere; müşavir, avukat, doktor, mühendis gibi serbest meslek erbapları bu faaliyetlerini kendi nam ve hesabına yürütebilecekleri gibi bir işverene bağlı olarak da yürütebilirler. Özellikle, sayılan bu serbest meslek erbaplarının bir işverene tabi olarak çalışmaları oldukça sık görülen bir durumdur.

Serbest meslek faaliyetinin işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması ile bir işverene tabi olarak yapılması halinde elde edilen kazançlar faklı gelir unsurlarına girmekte ve farklı verilendirme prensiplerine sahiptir. Birinci durumda elde edilen gelir serbest meslek kazancı iken diğerinde elde edilen gelir ücrettir.

Serbest meslek kazancının tespitinde hâsılattan indirilecek giderler GVK’nın 68 inci maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bağımlı çalışan meslek mensuplarının, anılan maddede sayılan bu giderlerinin bir kısmı, işveren için kazançtan indirilebilecek mahiyette iken, bir kısmı ise meslek mensubunun ücretine ilave edilmek suretiyle giderleri arasında yer alabilir.

Oda ve Birliklere Yapılan Ödemeler

Bilindiği üzere, serbest meslek mensupları ilgili oda ve birliklere (TÜRMOB, Barolar Birliği, Tabipler Birliği, Mühendis ve Mimar Odaları Birliği vb.) üye olmak ve aidatlarını düzenli ödemekle yükümlüdürler. Bu yükümlülük bağımlı çalışan meslek mensupları için de (indirimli olarak olsa dahi) geçerlidir. Yapılan aidat ödemeleri karşılığında düzenlenen makbuzların, üye adına düzenleneceği de konumuz açısından önenmli bir husustur.

Bağımlı çalışan bu meslek mensuplarının oda ve birliklerine ödenen aidatlarının işveren tarafından karşılanması durumunda, ücretli personel için yapılan bu ödemelerin hasılattan mı indirileceği yoksa ücrete eklenerek tevkifata mı tabi tutulacağı konusunda tereddüt edilmektedir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40’ıncı maddesinin birinci fıkrasında, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin, safi kazancının tespitinde gayri safi hâsılattan indirilmesinin kabul edildiği belirtilmiş ancak, söz konusu genel giderlerin nelerden ibaret olduğu belirtilmemiştir.

Genel giderler, icra edilen faaliyete bağlı olmayan, ticari organizasyonun varlığının zaruri kıldığı giderlerdir. Bununla birlikte, genel giderlerin gayri safi hasılattan indirilebilmesi için, söz konusu giderin ticari kazancın elde edilmesi ve idamesi ile ilgili olması şarttır.

İşverenler tarafından ödenen, personelinin bağlı olduğu çeşitli oda veya birliklere yapılan üyelik aidatlarının, ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilmesi için, söz konusu giderin ticari kazancın elde edilmesi ve idamesi ile ilgili olması ve personelin bu oda veya birliklere üyelik işleminin yasal zorunluluklar sebebiyle yapılmış olması gerekmektedir.

Bu durumda, mükelleflerin ticari kazancın elde edilmesi ve idamesi ile ilgili olmayan ve yasal zorunluluk bulunmadan, personelinin üyesi oldukları dernek veya birliklere ödenen üyelik aidatlarının, personelin ücretine eklenerek, üzerinden tevkifat yapılması gerekmektedir.

 

Etiketler : Bağımlı Meslek Mensupları     Oda ve Birlik Aidatları     Ücret     KKEG