KDV’den istisna olan teslim ve hizmetlerde tevkifat söz konusu olmaz... Fatura düzenleme ve amortisman ayırma sınırı 2017 yılı için 900-TL'dir ... İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade taleplerinde iade konusu yapılamayacak kısım 2017 yılı için 21.400-TL.dir ... Gelir Vergisinden istisna kıdem tazminatı tavanı 01.07.2017-31.12.2017 döneminde 4.732,48-TL.dir ... Hizmet süresi ne olursa olsun 18 yaşından küçük 50 yaşından büyük işçilerin yıllık izin hakları 20 gündür...
TMS/TFRS   |   SPK Mevzuatı   |   Vergi Mevzuatı   |   SGK Mevzuatı 
Bağımsız Denetim Mesleğinin Kırılma Noktaları
SMMM İsmail Tekbaş
25.06.2015

Bağımsız Denetim Mesleğinin Kırılma Noktaları

1. Giriş

Değerli ve sevgili meslektaşlarım, daha önce “Mali Müşavirlik Mesleğinin Kırılma Noktası” başlıklı yazımız ile mali müşavirlik mesleği ile ilgili geçmişte yapılan hataların günümüze olan etkilerini değerlendirmiştik. Bu yazımızda ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun yasallaşma sürecinde başlayan ve günümüze kadar devam eden sürede bağımsız denetim mesleğinde yaşanan kırılma noktalarını değerlendireceğiz. 

Türk Dil Kurumu tarafından “Kırılma Noktası” tabiri;  “Bir olay veya gelişmenin ulaştığı en duyarlı an veya durum”  olarak tanımlanmaktadır.

1987 yılında Türk ticaret hayatına giren bağımsız denetim şüphesiz en büyük değişimini 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununu ile yaşamıştır. Bu süre zarfında yayımlanan 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile “Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu” kurulmuş ve ardından Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından hazırlanan “Bağımsız Denetim Yönetmeliği” ile Türkiye’de bağımsız denetim olgusu tamamen değişmiştir. 

01.07.2012 tarihinden günümüze kadar oluşan ve meslek mensuplarını umutlandıran, hüzünlendiren ve yeri geldiğinde hayal kırıklığı yaşamasına neden olan bu meşakkatli sürecin kırılma noktaları makalemizin konusunu oluşturmaktadır.

2. Bağımsız Denetim Mesleğinin Kırılma Noktaları

a) 6335 Sayılı Kanunun Bağımsız Denetime Etkileri

Bize göre bağımsız denetim sürecinin ilk hayal kırıklığı ve hüsranıdır. Ne yazık ki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesine günler kala yayımlanan 6335 sayılı “Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”  ile Türk Ticaret Kanunun dengesi alt üst edilmiş, tabiri caiz ise Türk Ticaret Kanunun genetiği ile oynanmıştır. Tabi bu değişiklikten bağımsız denetim de payını almıştır.

İsterseniz 6335 sayılı kanun ile bağımsız denetim mesleğinde yapılan değişiklikleri aşağıdaki tabloda inceleyelim.

Konu

6102 Sayılı TTK ve 6103 Sayılı Uygulama Kanunu

6335 Sayılı Kanun ile kabul edilen metin

Defter tutma yükümlülüğü

Ticari defterler Türkiye Muhasebe Standartlarına göre tutulur.

VUK hükümlerinin defter tutma ve kayıt zamanı ile ilgili düzenlemeleri uygulamasının zorunlu olduğu vurgulanmıştır. Türkiye Muhasebe Standartları’na göre defter tutma zorunluluğu konusundaki düzenlemeler metinden çıkarılmıştır.

Bağımsız denetçi rotasyonu

Bağımsız denetim kuruluşunun rotasyonuna ilişkin ortak denetçi rotasyonu öngörülmüştür.

On yıl içinde toplam yedi yıl denetçi olarak atanan bağımsız denetim kuruluşu ya da bağımsız denetçi üç yıl geçmedikçe denetçi olarak yeniden seçilemez ancak Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu bu süreleri kısıtlamaya yetkilidir. Evvelce ilgili mevzuatları uyarınca seçilmiş bağımsız denetim kuruluşlarının denetimde geçen süreleri bu sürelerin hesaplanmasında dikkate alınır.

Bağımsız denetim faaliyetini gerçekleştirebilecek olanlar

Denetçi, ancak ortakları, yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir unvanını taşıyan bir bağımsız denetleme kuruluşu olabilir. Orta ve küçük ölçekli anonim şirketler, bir veya birden fazla yeminli mali müşaviri veya serbest muhasebeci mali müşaviri denetçi olarak seçebilirler.

Denetçi, bağımsız denetim yapmak üzere kanun ile yetkilendirilmiş yeminli mali müşavir, serbest muhasebeci mali müşavir unvanını taşıyan ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen kişiler ve/veya ortakları bu kişilerden oluşan sermaye şirketi olabilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle, 1.6.1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre yeminli mali müşavirlik hakkını kazanmış olan meslek mensupları ile mülga 3143 sayılı Sanayi ve Ticaret Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre ticaret şirketleri nezdinde denetim yetkisine en az on yıldır sahip olanlar, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca öngörülen eğitimi tamamlamış olmaları halinde sınav veya başkaca bir şart aranmaksızın bağımsız denetçi olarak yetkilendirilir.

Bağımsız denetim yükümlülüğü

Tüm sermaye şirketlerine bağımsız denetim yükümlülüğü getirmektedir.

Bağımsız denetime tabi olacak şirketler Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecektir.

Bağımsız denetçinin olumsuz görüş yazısı hazırlaması

Olumsuz görüş yazılan veya görüş verilmesinden kaçınılan durumlarda genel kurul, söz konusu finansal tablolara dayanarak, özellikle açıklanan kar veya zarar ile doğrudan veya dolaylı bir şekilde ilgili olan bir karar alamaz.

Olumsuz görüş yazılan veya görüş verilmesinden kaçınılan durumlarda dahi genel kurul kar veya zarar ile doğrudan veya dolaylı bir şekilde ilgili olan bir karar alabilecektir.

Muhakkak yukarıda yapılan düzenlemelerin en önemlisi önceki hali ile defter tutma ve kayıt işlemlerinin tamamı, Türkiye Muhasebe Standartlarına göre yapılması zorunlu iken,  yetkinin Vergi Usul Kanununa bırakılması ve tüm sermaye şirketleri bağımsız denetim yükümlülüğüne girmekteyken, bundan vazgeçilerek bağımsız denetime tabi olacak şirketlerin Bakanlar Kurulu tarafından belirlenmesidir.

Yapılan bu değişiklikler ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun temelini oluşturan ve bağımsız denetime ait önemli maddeler bu şekilde budama işlemine tabi tutulmuştur.

b) Bağımsız Denetimin, Kurumlar Tarafından Paylaşılamaması ve Yaşanan Anlaşmazlıklar

Bize göre bağımsız denetim sürecine, en büyük zararı veren olaydır. 6102 sayılı kanunun yayınlanmasından önce başlayan ve süreç içerisinde devam eden, bağımsız denetim mesleğinin paylaşılamamasından kaynaklanan kurumlar arası anlaşmazlıklar, bağımsız denetim sürecini olumsuz yönde etkilemiştir. Yaşanan bu çatışmalar ve çekişmeler bağımsız denetim sürecine katkı sağlayacak kurumların enerjilerini ve kaynaklarını bağımsız denetim yerine kendi çekişmelerine harcamalarına neden olmuştur.

Eğer Kurumlar arası çatışma yerine, birlikte hareket etme ve ekip olma duygusu sağlanabilse idi muhakkak şuan bağımsız denetim hakkında farklı şeyler konuşuyor olabilirdik.

c) Gençlerin Bağımsız Denetim Sürecinin Dışında Bırakılması

Bize göre bağımsız denetim sürecinin en trajik ve stratejik hatasıdır. Çünkü yeni bir oluşum sürecinde ve Türkiye şartları çerçevesinde gençler sürecin içerisine dahil edilerek, gençlerin bilgi, heyecan ve dinamiğinden faydalanabilirdik.   Bu şekilde sürecin kısa ve hızlı bir şekilde istenilen duruma getirilmesi sağlanırdı. Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tam tersine 15 yıllık mesleki tecrübe şartı ile gençleri bağımsız denetim sürecinin dışında bırakarak, bağımsız denetim sürecinin hantallaşmasını tercih etmiştir.

Hakkaniyet açısında değerlendirdiğimizde, meslek mensuplarının 15 yıllık mesleki tecrübe şartı olmadan tamamının yetkilendirilmesi veya tamamının sınava tabi tutulmasının daha doğru olacağı düşüncesindeyiz. 

d) Uluslar Arası Bağımsız Denetim Yerine Türk Usulü Bağımsız Denetim Tercih Edilmesi

Bize göre bağımsız denetim sürecinin milli duygularımızı kabartan olayıdır.  Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK), Türkiye Muhasebe Standartlarının uygulama kapsamını belirleyen ve 26.08.2014 tarih ve 29100 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 26 sayılı Kurul Kararında,

1- Ekli listedeki kurum, kuruluş ve işletmelerin 1/1/2014 tarihi ve sonrasında başlayan hesap dönemlerine ilişkin münferit ve konsolide finansal tablolarının hazırlanmasında Türkiye Muhasebe Standartlarının uygulanmasına,

2- Ekli listede yer almayan kurum, kuruluş ve işletmelerin de münferit veya konsolide finansal tablolarının hazırlanmasında isteğe bağlı olarak Türkiye Muhasebe Standartlarını uygulayabileceğine,

3- Yukarıdaki kapsama dâhil olmayanlar için Kurumca bir belirleme yapılıncaya kadar yürürlükteki mevzuatın uygulanmasının devamına,

karar vermiştir.

Kamu Gözetim Kurumunun bu kararı ile Bakanlar Kurulu kararına göre bağımsız denetime tabi olacak birçok şirket TMS uygulama zorunluluğu kapsamından çıkarılmıştır.

Yine 01.11.2014 tarih ve 29162 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 33 sayılı Kurul Kararı ile 26 sayılı Kurul Kararında değişiklik yapılarak, Türk Ticaret Kanununa göre bağımsız denetime tabi olan şirketlerin, 01.01.2014 tarihinden önce başlayan hesap dönemlerine ait olup henüz hazırlanmamış veya genel kurula sunulmamış finansal tablolarının hazırlanmasında da isteğe bağlı olarak Türkiye Muhasebe Standartlarını uygulayabilecekleri düzenlenmiştir.

Kamu Gözetim Kurumunun almış olduğu bu kararlar ile Vergi Usul Kanunun göre oluşturulan  mali tablolar  ile bağımsız denetim yapılabileceği ortaya çıkmaktadır. Tabi şunu da düşünmeden edemiyor insan “bu bağımsız denetimin misyonuna ve doğasına aykırı değil mi?”

3. Sonuç

Tüm ticari defterlerin Türkiye Muhasebe Standartlarına göre tutulması ve tüm sermaye şirketlerinin bağımsız denetim tabi olması ile başlayan bağımsız denetim süreci ve gelinen noktada, Vergi Usul Kanuna göre hazırlanan mali tablolar ile bağımsız denetim yapılabileceği, sürecin sanki ileriye doğru değil de geriye doğru işlediği izlenimini bırakıyor.

Bağımsız denetim sürecinde yaşanan bu karmaşa ve aksaklıkların tamamen Türk milli stratejimiz olan “kervan yolda düzülür” den kaynaklandığını düşünmekteyiz. Muhakkak zaman içerisinde yaşanan aksaklıklar ve sıkıntılar giderilecektir. Bu konuda kimsenin şüphesi olmasın. Belki birkaç yıl sonra bunların hiç birini konuşmayacağız. 

Peki, bu süreç içerisinde, mesleğin gelişimini sağlayacak ve mesleğe uluslararası arenada yön verecek olan gençler nerede? Bizim oluşturduğumuz, sınav kuyruklarında, iş peşinde, aş peşinde, hak peşinde…

Peki ya adalet?

Makalemizin sözü; “İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır.” Victor Hugo

Hoşça Kalın…

SMMM İsmail TEKBAŞ
Gaziantep SMMMO
Meslek İçi Eğitim ve Mevzuat Komisyonu Üyesi
 
Kaynakça;
Bağımsız Denetim Firmaları Bakış Açısıyla Türkiye Bağımsız Dış Denetim Sisteminin Değerlendirilmesi Araş.Gör.Adnan DÖNMEZ Prof. Dr. Ayten ERSOY
Erdem Yeminli Mali Müşavirlik Ltd Şti Sirküleri
Rödl & Partner Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti. Bağımsız Denetim Sirküleri
Kamu Gözetim Kurumu Kurul Kararları
Ernst&Young Türkiye Sirküleri

 

Etiketler : Bağımsız Denetim