KDV’den istisna olan teslim ve hizmetlerde tevkifat söz konusu olmaz... Fatura düzenleme ve amortisman ayırma sınırı 2017 yılı için 900-TL'dir ... İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade taleplerinde iade konusu yapılamayacak kısım 2017 yılı için 21.400-TL.dir ... Gelir Vergisinden istisna kıdem tazminatı tavanı 01.01.2017-30.06.2017 döneminde 4.426,16-TL.dir ... Hizmet süresi ne olursa olsun 18 yaşından küçük 50 yaşından büyük işçilerin yıllık izin hakları 20 gündür...
TMS/TFRS   |   SPK Mevzuatı   |   Vergi Mevzuatı   |   SGK Mevzuatı 
Bağımsız Denetimin Kapsamı Belirlendi
YMM Gökhan Menemencioğlu
24.01.2013

Bağımsız denetime tabi olacak şirketlere ilişkin usul ve esasları belirleyen 2012/4213 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, 23.01.2013 tarih ve 28537 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmıştır.

Kararnameye göre, öteden beri bağımsız denetime tabi olan şirketlerin yanında, genel ve özel şartlara haiz olan ve faaliyette bulunulan sektör de dikkate alınarak kapsama dahil edilen şirketlerin, 01.01.2013 tarihi itibariye bağımsız denetime tabi olması öngörülmüştür.

Her Koşulda Bağımsız Denetime Tabi Olacaklar

Kararnamenin 3 üncü maddesinde, ekli (I) sayılı listede bulunan şirketlerin bağımsız denetim kapsamında olduğu belirtilmiştir.

(I) sayılı listede bulunan şirketler;

1) Sermeye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi bulunan şirketler,

2) Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumuna tabi bulunan şirketler,
3) Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri,
4) İstanbul Altın Borsasına üye olan yetkili müesseseler,
5) 5300 sayılı Kanun kapsamında anonim şirket şeklinde kurulan tarım ürünleri lisanslı depo şirketleri ve 2699 sayılı Umumi Mağazalar Kanunu kapsamında anonim şirket şeklinde kurulan şirketler ve
6) Ulusal karasal, uydu ve kablolu televizyon sahibi medya hizmeti sağlayan şirketlerdir.

Söz konusu listeye baktığımızda, ilk üç sırada sayılan şirketlerin hali hazırda bağımsız denetim kapsamında oldukları görülmektedir.

Bununla beraber, listede sayılan diğer şirketlerin de tamamı, aşağıda ayrıntılarına yer vereceğimiz kriterlere bağlı olmaksızın bağımsız denetim kapsamına alınmıştır.

Genel Şartlara Göre Bağımsız Denetime Tabi Olacaklar

Kararnamede, daha önce bağımsız denetime tabi olup olmadığına veya faaliyet gösterilen sektöre bakılmaksızın, belirlenen genel şartları taşıyan tüm şirketlerin bağımsız denetim kapsamında olduğu belirtilmiştir.

Genel şartlar için belirlenen üç kriter ise;

1) Aktif toplamının 150 Milyon TL ve üstü,

2) Yıllık net satış hasılatının 200 Milyon TL ve üstü,
3) Çalışan sayısının 500 ve üstü olmasıdır.

Kriterlerinden, en az ikisinin sınırlarını art arda iki hesap döneminde aşan işletmeler, izleyen hesap döneminden itibaren bağımsız denetime tabi olacaktır.

İşletmelerin 2013 hesap döneminde bağımsız denetimin kapsamında olup olmadıklarının tespiti için, 2011 ve 2012 finansal tablo büyüklükleri ve ortalama çalışan sayısı dikkate alınacaktır.

Bu karşılaştırma yapılırken, işletmelerin yukarıda sayılan finansal tablo kalemleri ve ortalama çalışan sayısı (şayet mevcut ise) bağlı ortaklık ve iştiraklerininki ile birlikte ancak hisseleri oranında dikkate alınacaktır. (Varsa grup içi işlemler yok edilecek.)

İşletmelerden kapsam dahilinde olup da yukarıda belirtilen kriterlerden en az ikisini, art arda iki hesap döneminde aşmayan veya bir hesap döneminde kriterlerin en az ikisinin sınırları %20 ya da fazlası altında kalanları, izleyen hesap dönemi itibariyle kapsam dışında kalacaklardır.

Belirlenmiş Şartlara Göre Bağımsız Denetime Tabi Olacaklar

Kararnamenin 3 üncü maddesinde, ekli (II) sayılı listede bulunan şirketler için belirtilen özel kriterler (şirketlerin bağlı ortaklık ve iştirakleriyle birlikte) dikkate alınarak bağımsız denetim kapsamında olduğu belirtilmiştir.

Söz konusu listeye baktığımızda, yukarıda bahsettiğimiz genel kriterlerin dışında ve bu kriterlerin altında kalan (TMSF iştirakleri hariç) ve her işletme grubu için ayrı ayrı belirlenmiş spesifik kriterler görmekteyiz.

(II) sayılı listede bulunan şirketler;

1) Sermayesinin en az %25’i kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, sendikalara, derneklere, vakıflara, kooperatiflere ve bunların üst kuruluşlarına doğrudan veya dolaylı olarak ait olan şirketlerden aşağıdaki üç kriterden en az ikisini sağlayanlar.

a) Aktif toplamının 40 Milyon TL ve üstü,
b) Yıllık net satış hasılatının 50 Milyon TL ve üstü,
c) Çalışan sayısının 125 ve üstü olması.

2) Yurt çapında günlük olarak gazete yayımlayan şirketlerden aşağıdaki üç kriterden en az ikisini sağlayanlar.

a) Aktif toplamının 50 Milyon TL ve üstü,
b) Yıllık net satış hasılatının 75 Milyon TL ve üstü,
c) Çalışan sayısının 175 ve üstü olması.

3) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu denetimine tabi şirketlerden aşağıdaki üç kriterden en az ikisini sağlayanlar.

a) Aktif toplamının 75 Milyon TL ve üstü,
b) Yıllık net satış hasılatının 100 Milyon TL ve üstü,
c) Çalışan sayısının 250 ve üstü olması.

4) EPDK düzenlemelerine tabi olan şirketlerden aşağıdaki üç kriterden en az ikisini sağlayanlar. (KİT’ler için 01.01.2015 tarihi itibariyle)

a) Aktif toplamının 75 Milyon TL ve üstü,
b) Yıllık net satış hasılatının 100 Milyon TL ve üstü,
c) Çalışan sayısının 250 ve üstü olması.

5) Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca halka açık olduğu varsayılan (500 ve üstü ortağı bulunan) şirketlerden aşağıdaki üç kriterden en az ikisini sağlayanlar.

a) Aktif toplamının 15 Milyon TL ve üstü,
b) Yıllık net satış hasılatının 20 Milyon TL ve üstü,
c) Çalışan sayısının 50 ve üstü olması.

6) TMSF iştiraklerinden aşağıdaki üç kriterden en az ikisini sağlayanlar.

a) Aktif toplamının 150 Milyon TL ve üstü,
b) Yıllık net satış hasılatının 200 Milyon TL ve üstü,
c) Çalışan sayısının 500 ve üstü olması.

7) KİT ve bağlı ortaklıkları ile sermayesinin en az %50’si belediyelere ait şirketlerden aşağıdaki üç kriterden en az ikisini sağlayanlar. (01.01.2015 tarihi itibariyle)

a) Aktif toplamının 40 Milyon TL ve üstü,
b) Yıllık net satış hasılatının 50 Milyon TL ve üstü,
c) Çalışan sayısının 125 ve üstü olması.

Kriterlerinden, en az ikisinin sınırlarını art arda iki hesap döneminde aşan işletmeler, izleyen hesap döneminden itibaren bağımsız denetime tabi olacaktır.

İşletmelerin 2013 hesap döneminde bağımsız denetimin kapsamında olup olmadıklarının tespiti için, 2011 ve 2012 finansal tablo büyüklükleri ve ortalama çalışan sayısı dikkate alınacaktır.

Bu karşılaştırma yapılırken, işletmelerin yukarıda sayılan finansal tablo kalemleri ve ortalama çalışan sayısı (şayet mevcut ise) bağlı ortaklık ve iştiraklerininki ile birlikte ancak hisseleri oranında dikkate alınacaktır. (Varsa grup içi işlemler yok edilecek.)

İşletmelerden kapsam dahilinde olup da yukarıda belirtilen kriterlerden en az ikisini, art arda iki hesap döneminde aşmayan veya bir hesap döneminde kriterlerin en az ikisinin sınırları %20 ya da fazlası altında kalanları, izleyen hesap dönemi itibariyle kapsam dışında kalacaklardır.

Değerlendirme ve Sonuç

Yukarıda ayrıntılarına yer verdiğimiz ve uzun süredir merakla beklenen Kararname, tartışılan taslakta bulunmayan bazı düzenlemelerle karşımıza çıktı.

Belirlenen kriterlere göre 2500 civarında şirketin bağımsız denetime tabi olacağı,  bağlı ortaklılar ve iştirakler de dikkate alındığında, bu sayının bir miktar daha artacağı öngörülmektedir.

Kararnamede, KİT ve bağlı ortaklıkları ile özellikle de belediyelere ait olan şirketlerin de bağımsız denetim kapsamına alınmış olmaları son derece yerindedir.

Bununla beraber; meslek kuruluşları, sendika, dernek ve vakıflar ile medya ve akaryakıt sektörleri için Kararnamede yer alan hususlarda tartışmanın devam edeceği bir gerçek.

Ayrıca, meslek odaları temsilcileri ve meslek mensuplarının, taslakta belirlenen kriterlerin oldukça yüksek belirlendiğine ilişkin uyarılarının dikkate alınmadığını görüyoruz.

Bir diğer husus, bağımsız denetim kapsamına giren şirketlerin bu hizmeti alma zorunluluklarının 01.01.2013 tarihi itibariyle başlamış sayılmasının yaratabileceği sıkıntıdır. Çünkü, kapsamdaki firmaların münferit ve konsolide finansal tablolarının hazırlanmasında Türkiye Muhasebe Standartlarını uygulaması ve yakın zamanda bir bağımsız denetim şirketiyle anlaşmış olmaları gerekiyor.

Sonuç olarak; Kararname ile yapılan düzenlemelerin kısmen de olsa yerinde ve gerekli olmasının yanında, uzun süredir meslek mensupları ve kamuoyu tarafından değerlendirilen ve eleştirilen haklı hususların dikkate alınmamış olması, izleyen dönemlerde birtakım sorunlara yol açabilir.

 

Gökhan MENEMENCİOĞLU
       Vergi Müfettişi