KDV’den istisna olan teslim ve hizmetlerde tevkifat söz konusu olmaz... Fatura düzenleme ve amortisman ayırma sınırı 2017 yılı için 900-TL'dir ... İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade taleplerinde iade konusu yapılamayacak kısım 2017 yılı için 21.400-TL.dir ... Gelir Vergisinden istisna kıdem tazminatı tavanı 01.07.2017-31.12.2017 döneminde 4.732,48-TL.dir ... Hizmet süresi ne olursa olsun 18 yaşından küçük 50 yaşından büyük işçilerin yıllık izin hakları 20 gündür...
TMS/TFRS   |   SPK Mevzuatı   |   Vergi Mevzuatı   |   SGK Mevzuatı 
Ciro Primlerinin Vergisel Durumu
SMMM Fatma Yalçın
07.08.2014

1. Giriş

Ciro primi, ana firmanın bayilerine ve alıcılarına belirli bir periyotta belirli miktar/tutarda mal veya hizmet almaları için, dönem sonunda nakit veya mal ile yaptığı geri ödemeyi ifade eder ve rekabetin yoğun olduğu sektörlerde oldukça sık uygulanan bir pazarlama stratejisidir.

Amacı, bayi ve alıcıların daha fazla miktarda mal ve hizmet alımı yapmalarını sağlamak ve pazar payının artırılması olarak özetlenebilir. 

Makalemizde ciro priminin Gelir ve Kurumlar Vergisi ile Katma Değer Vergisi yönünden durumu özetlenerek uygulama hakkında örnekler verilecektir.

2. Ciro Primi Uygulaması Hakkında Genel Bilgiler

Giriş bölümünde de ifade edildiği üzere ciro primi, hedeflenen satış hacimlerinin yakalanması ve rekabet gücünün korunup daha da artırılması maksadıyla, bayilere ve mal alanlara dönem sonlarında nakden ödeme, bedelsiz mal verme veya iskonto yapma şekillerinde uygulanan bir pazarlama tekniğidir. Ciro primleri, belirli bir şekil şartına bağlı olmadan veya taraflar arasında bir sözleşme yaparak belirlenebilir.

İskonto şeklinde gerçekleştirilen ciro primlerinde, yapılan iskontonun satış esnasında faturada gösterilmesi durumunda ilave bir işleme gerek bulunmamaktadır. Ancak, satış sonrası yapılan ve fatura ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilmeyen iskontolar ile mal karşılığı veya nakit olarak ödeme yapılması durumları farklıdır.

Şimdi, vergi türleri itibariyle bu durumları kısaca izah edelim.

3. Gelir ve Kurumlar Vergisi Yönünden Ciro Primi

Ciro primine ilişkin alıcı işletme tarafından yapılacak uygulama, ilgili malın satılmış veya stokta bulunuyor olmasına göre farklılık gösterir.

Emtialar, Vergi Usul Kanununun 274’üncü maddesi hükmü uyarınca maliyet bedeliyle değerlenir. Ciro primi malın fatura değerini dolayısıyla maliyet bedelini değiştirir. Dönem sonu değerlemesinde, bir mala ilişkin hesaplanmış olan ciro primi, maliyet bedelini azaltıcı bir unsur olarak dikkate alınır. Ciro priminin maliyet bedelinden düşülmesi stokta bulunan mallar için söz konusudur. Bu durumda dönem sonu itibariyle stokta yer alan mallara ilişkin lehe hesaplanan ciro primleri, işletmenin cari dönem gelirlerini artırmaz.

Stokta bulunmayan ve dönem içinde satılmış olan mallara ilişkin olarak dönem sonunda işletme lehine hesaplanan ciro primleri ise satılan ticari mal maliyetinden düşülür. Düşen satılan ticari mal maliyeti, cari dönem gelirlerini ve aynı zamanda ilgili dönem vergi matrahını artırır.

Ciro primini hesaplayan işletme açısından bu primler, satış iskontosu olarak dikkate alınır.

Dönem sonlarında hesaplanan ciro primlerinden belgelenmesi izleyen yıla sarkmış olanların giderleştirmesi hususu “dönemsellik ilkesi” gereğince, primin ilgili olduğu yılla ilişkilendirilmelidir.

Hizmet alımlarında ise, stokta hizmet bulunması mümkün olmaması nedeniyle, elde edilen ciro primleri hizmet maliyetinden düşülmek suretiyle dönem geliri olarak dikkate alınır.

4. Katma Değer Vergisi Yönünden Ciro Primi

19/01/2012 tarih ve 28178 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 116 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin “Fatura ve Benzeri Belgelerde Ayrıca Gösterilmeyip, Yıl Sonlarında, Belli Bir Dönem Sonunda ya da Belli Bir Ciro Aşıldığında Yapılan İskontolar” başlıklı 6.2. numaralı bölümünde ciro primine ilişkin aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır;

“KDV Kanununun 35’inci maddesi ile KDV matrahında çeşitli sebeplerle değişiklik vuku bulduğu hallerde, vergiye tabi işlemleri yapmış olan mükelleflerin, bunlar için borçlandığı vergiyi; bu işlemlere muhatap olan mükelleflerin ise indirme hakkı bulunan vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vuku bulduğu dönem içinde düzeltebilmelerine imkân sağlanmıştır.

Fatura ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilmeyip, yıl sonlarında, belli bir dönem sonunda ya da belli bir ciro aşıldığında (satış primi, hasılat primi, yıl sonu iskontosu gibi adlarla) yapılan iskontolar esas itibariyle, asıl işleme ilişkin KDV matrahının değişmesi sonucunu doğurmaktadır. Dolayısıyla, KDV matrahında değişiklik vuku bulduğu bu gibi durumlarda KDV Kanununun 35’inci maddesine göre düzeltme yapılması gerekmektedir.

Bu itibarla, fatura ve benzeri vesikalarda gösterilmeyip belli bir dönem sonunda ya da belli bir ciro aşıldığında yapılan iskontolar nedeniyle KDV matrahında değişiklik vuku bulduğu hallerde düzeltme işlemi, alıcı tarafından satıcı adına bir fatura ve benzeri belge düzenlenmek ve bu amaçla düzenlenecek belgede, KDV matrahında değişikliğe neden olan iskonto tutarına ilk teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlem için geçerli olan KDV oranı uygulanmak suretiyle yapılacaktır.”

Katma Değer Vergisi Kanununun 24’üncü maddesinde matraha dâhil olan unsurlar olarak vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzeri adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerler belirtilmiştir.

Aynı Kanununun 25’inci maddesinde ise teslim ve hizmet işlemlerinde fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen ticari teamüllere uygun miktardaki iskontolar ile hesaplanan katma değer vergisi matraha dâhil olmayan unsurlar olarak ifade edilmiştir.

Yine aynı Kanununun “Matrah ve İndirim Miktarlarının Değişmesi” başlıklı 35’inci maddesi hükmü; “Malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle matrahta değişiklik vuku bulduğu hallerde, vergiye tabi işlemleri yapmış olan mükellef bunlar için borçlandığı vergiyi bu işlemlere muhatap olan mükellef ise indirme hakkı bulunan vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vuku bulduğu dönem içinde düzeltilir. Şu kadar ki, iade olunan malların fiilen işletmeye girmiş olması ve bu girişin defter kayıtları ile beyannamede gösterilmesi şarttır.” şeklindedir.

Fatura ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilmeyip, dönem sonlarında yapılan iskontolar, asıl işleme ilişkin KDV matrahının değişmesi sonucunu doğurur ve yukarıda yer verilen 35’inci maddeye uygun olarak düzeltme yapılması gerekir. Düzeltme işlemi için, alıcı tarafından satıcı adına bir fatura ve benzeri belge düzenlenir ve iskonto tutarına ilk teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlem için geçerli olan KDV oranı uygulanır.

 

Etiketler : Ciro primini     KDVK 35     Matrahta değişme