KDV’den istisna olan teslim ve hizmetlerde tevkifat söz konusu olmaz... Fatura düzenleme ve amortisman ayırma sınırı 2017 yılı için 900-TL'dir ... İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade taleplerinde iade konusu yapılamayacak kısım 2017 yılı için 21.400-TL.dir ... Gelir Vergisinden istisna kıdem tazminatı tavanı 01.01.2017-30.06.2017 döneminde 4.426,16-TL.dir ... Hizmet süresi ne olursa olsun 18 yaşından küçük 50 yaşından büyük işçilerin yıllık izin hakları 20 gündür...
TMS/TFRS   |   SPK Mevzuatı   |   Vergi Mevzuatı   |   SGK Mevzuatı 
Değer Artış Kazançlarının Tespit ve Beyanı
SMMM Kadir Güney
19.03.2015

1. Giriş

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 2’nci maddesinde Gelir vergisinin konusuna giren kazanç ve iratlar sayılmıştır. Bu gelir unsurlarının sonuncusu olan “Diğer Kazanç ve İratlar”ın biri “Arızi Kazançlar” iken diğeri ise “Değer Artış Kazançları”dır.

Değer artış kazançları Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80’nci maddesinde yer verilen mal ve hakların elden çıkarılmasından sağlanan kazançtır. Anılan madde hükmünde elden çıkarma, mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulması, şeklinde tanımlanmıştır. Makalemizde bu gelir unsuruna ilişkin ayrıntılara yer verilecektir.

2. Değer Artış Kazançları

2.1. Menkul Kıymetlerin Elden Çıkarılmasından Sağlanan Kazançlar

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80'inci maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi hükmü uyarınca, bedelsiz olarak iktisap edilenler ile tam mükellef kurumlara ait olan ve iki yıldan fazla sürey­le elde tutulan hisse senetleri hariç, menkul kıymetle­rin veya diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar değer artış kazancıdır.

2.2. Hakların Elden Çıkarılmasından Doğan Kazançlar

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80'inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci bendinde Kanunun 70'inci maddesinin birinci fıkrasının 5 numaralı bendinde yazılı hakların (ihtira beratları hariç) elden çıkarılmasından doğan kazançların değer artış kazancı kapsamında olduğu açıklanmıştır. 5 numaralı bent hükmünde sayılan haklar ise; arama, işletme ve imtiyaz hakları ve ruhsatları, alametifarika, marka, ticaret unvanı, her türlü resim, desen, model, plan, sinema ve televizyon filmleri, ses ve görüntü bantları, sanayi ve ticaret ve bilim alanlarında elde edilmiş bir tecrübeye ait bilgilerle gizli bir formül veya kullanma imtiyazıdır.

2.3. Telif Hakları ve İhtira Beratlarının Elden Çıkarılmasından Doğan Kazançlar

Gelir Vergisi Kanununun 18'inci maddesi hükmü uyarınca, telif haklarının ve ihtira beratlarının müellifleri, mucitleri ve bunların kanuni mirasçıları tarafından elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar serbest meslek kazancıdır ve gelir vergisinden (gelir vergisi tevkifatına etkisi yoktur) istisnadır.

Bununla beraber, Kanunun mükerrer 80'inci maddesinin birinci fıkrasının üç numaralı bendi hükmü uyarınca, telif haklarının ve ihtira beratlarının müellifleri, mucitleri ve bunların kanuni mirasçıları dışında kalan kişiler tarafından elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar değer artış kazancıdır.

2.4. Ortaklık Haklarının veya Hisselerinin Elden Çıkarılmasından Doğan Kazançlar

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80'inci maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendi hükmü uyarınca, ortaklık haklarının veya hisselerinin (limited, adi komandit ve kollektif şirket ortaklık paylarının) elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artış kazancıdır. Ortaklık hakkı veya hissesi, hisse senedine bağlanmamış paylardır.

2.5. Faaliyeti Durdurulan İşletmenin Elden Çıkarılmasından Doğan Kazançlar

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80'inci maddesinin son fıkrası uyarınca, faaliyeti devam eden ticari bir işletmenin kısmen veya tamamen satılmasından veya ticari işletmeye dahil olan amortismana tabi iktisadi kıymetler ile menkul kıymet ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar ticari kazanç.

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80'inci maddesinin birinci fıkrasının beşinci bendi hükmü uyarınca ise, faaliyeti durdurulan bir işletmenin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar değer artış kazancı kapsamındadır.

2.6. Gayrimenkul ve Diğer Mal ve Hakların Elden Çıkarılmasından Doğan Kazançlar

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80'inci maddesinin birinci fıkrasının altıncı bendi hükmü uyarınca, iktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) Kanunun 70'inci maddesinin birinci fıkrasının 1, 2, 4 ve 7 numaralı bentlerinde yazılı mal ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazancı olarak dikkate alınacaktır.

Kanunun 70’inci maddenin ilgili bentlerinde sayılanlar; arazi, bina, maden suları ve membaa suları, madenler, taş ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri tuğla ve kiremit harmanları, tuzlalar ve bunların mütemmim cüzileri ve teferruatı, voli mahalleri ve dalyanlar, gayrimenkul olarak tescil edilen haklar gemi ve gemi payları (Motorlu olup olmadıklarına veya tonilatolarına bakılmaz) ile bilumum motorlu tahmil ve tahliye vasıtalarıdır.

3. Vergilendirilmeyecek Değer Artış Kazançları

Gelir Vergisi Kanununun “Vergilendirilmeyecek Değer Artış Kazançları” başlıklı 81’nci maddesi aşağıdaki şekildedir;  

“Aşağıdaki yazılı hallerde değer artışı kazancı hesaplanmaz ve vergilendirilmez:

1. Ferdi bir işletmenin sahibinin ölümü halinde, kanunî mirasçılar tarafından işletmenin faaliyetine devam olunması ve mirasçılar tarafından işletmeye dahil iktisadî kıymetlerin kayıtlı değerleriyle (bilanço esasına göre defter tutuluyorsa bilançonun aktif ve pasifiyle bütün halinde) aynen devir alınması.

2. Kazancı bilanço esasına göre tespit edilen ferdi bir işletmenin bilançosunun bir sermaye şirketine aktif ve pasifiyle bütün halinde devrolunması, devir alan şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi ve devredilen ferdi işletmenin sahip veya sahiplerinin şirketten, devir bilançosuna göre hesaplanan öz sermayesi tutarında ortaklık payı alması (Bu ortaklık payını temsil eden hisse senetlerinin nama yazılı olması şarttır.).

3. Kollektif ve adi komandit şirketlerin bu maddenin (2) numaralı bendinde yazılı şartlar dahilinde nev'i değiştirerek sermaye şirketi haline dönüşmesi (Kollektif ve adi komandit şirketlerin şekil değiştirerek anonim şirket haline dönüşmesi halinde şekil değiştiren kollektif ve adi komandit şirketlerin ortaklarının anonim şirketteki ortaklık paylarını gösteren hisse senetlerinin nama yazılı olması şarttır.).”

4. Değer Artış Kazançlarında Safi Kazancın Tespiti

Gelir vergisi, değer artış kazançlarında safi kazanç üzerinden hesaplanacaktır. Gelir Vergisi Kanununun “Safi Değer Artışı” başlıklı mükerrer 81’nci maddesi hükmü, bu gelir unsuruna ilişkin safi kazancın tespitinin kaidelerini belirler.

Anılan hükme göre değer artışında safi kazanç, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü men­faatlerin tutarından, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapı­lan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle bulunur. Hası­latın ayın veya menfaat olarak sağlanan kısmının tutarı Vergi Usul Kanunu’nun değerleme ile ilgili hükümle­rine göre tayin ve tespit olunur.

Maliyet bedelinin mükelleflerce tespit edileme­mesi halinde maliyet bedeli yerine; Vergi Usul Kanu­nu hükümlerine göre, takdir komisyonlarınca tespit edilecek bedel, kazancı bilanço veya işletme hesabı esasına göre tespit edilen işletmelerde ise son bilan­çoda veya envanter kayıtlarında gösterilen değer esas alınır.

İşletmeye dahil amortismana tâbi iktisadî kıymetlerin elden çıkarılması halinde, iktisadî kıymetlerin maliyet bedeli yerine amortismanlar düşüldükten sonra kalan net değeri esas alınır.

Menkul kıymetlerin elden çıkarılmasında, iktisap bedelinin tevsik edilememesi halinde Vergi Usul Kanununun 266’ncı maddesinde yazılı itibari değer iktisap bedeli olarak kabul edilir.

Dar mükelleflerin (kurumlar dahil), yabancı sermaye mevzuatına göre ilgili mercilerden izin almak suretiyle, Türkiye'ye bizzat getirdikleri nakdî veya aynî sermaye karşılığında iktisap ettikleri menkul kıymetler ile iştirak hisselerini elden çıkarmalarından doğan değer artışı kazançlarının hesabında, kur farkından doğan kazançlar dikkate alınmaz. Şu kadar ki, bu mükelleflerin Türkiye'de elde ettikleri kazançların, münhasıran bu menkul kıymet veya iştirak hisseleri dolayısıyla elde edilen menkul sermaye iratlarından ve bu kıymet veya hisselerin elden çıkarılmasından doğan değer artışı kazançlarından ibaret olması şarttır. Bu mükelleflerin, Türkiye'de menkul kıymet alım satımıyla devamlı olarak uğraşmaları halinde, kur farkından doğan kazançlar da ticarî kazancın hesabında dikkate alınır.

Kur farkından doğan kazançların hesabında, menkul kıymet veya iştirak hisselerinin iktisabına tahsis edilen yabancı sermayenin bu kıymet veya hisselerin iktisap tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruna göre hesaplanan Yeni Türk Lirası karşılığı ile bu kıymet veya hisselerin elden çıkarılması tarihindeki aynı miktar yabancı sermayenin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruna göre hesaplanan Yeni Türk Lirası karşılığı arasındaki fark esas alınır.

Mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden çıkarılan mal ve hakların, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edilir. Böylece elden çıkarılan mal ve hakların elde edilme değerleri enflasyondan arındırılarak bugünkü (satış tarihindeki) değerlerine getirilir. Ancak, bu endekslemenin yapılabilmesi için endeksleme sonrasındaki artış oranının %10 veya üzerinde olması şarttır.

5. Değer Artış Kazançlarının Beyanı ve İstisna Haddi

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80'inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uyarınca, bir takvim yılında elde edilen değer artışı kazancının, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlananlar hariç, 2014 takvim yılı kazancı için 9.700-TL. tutarlık kısmı gelir vergisinden müstesnadır.

Anlaşılacağı üzere, sayılan mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazancın tespitinde alış bedeli ile satış bedeli arasındaki farkın 2014 takvim yılı için 9.700-TL’si gelir vergisinden istisnadır. Bu durumda, safi kazanç tutarından 9.700-TL. istisna düşülerek beyana dahil edilecek, safi kazanç bu tutarın altında kalıyor ise kazanç beyan edilmeyecektir.

Son olarak değineceğimiz önemli bir husus ise, Gelir Vergisi Kanununun “Zararların Kârlara Takas ve Mahsubu” başlıklı 88'inci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca, gelirin toplanmasında mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan zararların diğer gelir unsurlarından sağlanan kazanç ve iratlarına mahsup edilemeyeceğidir.

Etiketler : Değer artış kazancı