KDV’den istisna olan teslim ve hizmetlerde tevkifat söz konusu olmaz... Fatura düzenleme ve amortisman ayırma sınırı 2017 yılı için 900-TL'dir ... İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade taleplerinde iade konusu yapılamayacak kısım 2017 yılı için 21.400-TL.dir ... Gelir Vergisinden istisna kıdem tazminatı tavanı 01.07.2017-31.12.2017 döneminde 4.732,48-TL.dir ... Hizmet süresi ne olursa olsun 18 yaşından küçük 50 yaşından büyük işçilerin yıllık izin hakları 20 gündür...
TMS/TFRS   |   SPK Mevzuatı   |   Vergi Mevzuatı   |   SGK Mevzuatı 
Kentsel Dönüşüm Kanunu ve Getirdiği Yenilikler
Av. Ali Kemal Yılmaztürk
28.06.2013

Deprem kuşağında yer alan ülkemizde, bu tür afetler karşısında riskin azaltılması, can ve mal kayıplarının önüne geçilmesi, daha modern, sağlıklı ve yaşanabilir kentler inşası amacıyla 16.05.2012 tarihinde 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kabul edilmiştir.

Söz konusu kanun çerçevesinde, “riskli alan” veya “riskli yapı” belirlenebilecektir. Riskli alanlarda ve riskli yapılarda Kanun kapsamında öncelikle maliklerce uygulama yapılması esastır. Kanunda risk tespiti yaptırılması zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak, kanun hükümlerinden faydalanılabilmesi için malikler tarafından Bakanlıkça lisans verilen kurum veya kuruluşlara risk tespitinin yaptırılması şarttır.

Risk tespiti için maliklerden birinin müracaatı yeterli olup, riskli yapı tespitleri ve yıkım işlerinin masrafları maliklerce karşılanacaktır. Bu işlemlerin Bakanlık veya İdare tarafından yapılması hâlinde, binanın paydaşlarının müteselsil sorumlu olmalarını sağlamak üzere tapu kaydındaki arsa payları üzerine, masraf tutarında müşterek ipotek belirtmesinde bulunulacaktır.

Riskli olarak tespit edilen binalar tapu müdürlüğüne bildirilecek ve tapu kütüğüne işlenecektir. Malikler, tapu müdürlüğünce yapılacak tebligattan itibaren 15 gün içinde riskli yapı tespitine itiraz edebileceklerdir.

Riskli bina tespitinin kesinleşmesinden sonra bu binaların yıktırılması için maliklere 60 günden az olmamak üzere süre verilecek, bu süre içinde riskli binaların yıktırılıp yıktırılmadığı kontrol edilecek, yıktırılmamış ise 30 günden az olmak üzere ek süre verilecek ve verilen bu süreler içinde maliklerce riskli yapılar yıktırılmaz ise, yıktırma işlemleri mahallî idarelerin de iştiraki ile mülki amirler tarafından gerçekleştirilecektir.

Yıkım sürecinden sonra, taşınmazın değeri belirlenecektir. Uygulama alanındaki taşınmazın tespit edilen bedeli, malike verilecek konut veya işyerinin inşaat maliyet bedelinden düşülür. Bu şekilde yapılacak hesaplama neticesinde taşınmaz malikinin alacağı olur ise, bu alacağa konu meblâğ; taraflar arasında yapılacak anlaşmaya istinaden, nakdi olarak veya başka taşınmazlarından verilerek ya da imar hakkının başka bir alana aktarılması suretiyle ödenebilir.

Karar alma süreci ile ilgili olarak kanunun getirdiği en büyük yenilik, oybirliği şartını ortadan kaldırmasıdır.

Riskli yapılarda, yöneticinin veya denetçinin veya kat maliklerinin üçte birinin istemi üzerine, noter vasıtası ile yapılacak tebligat ile kat malikleri kurulu toplantıya çağrılacaktır. Bu toplantıda, yürütülecek uygulamalar ve yapılacak inşaat konusunda bütün maliklerce oybirliği ile anlaşma sağlanamaması halinde, öncelikle riskli yapının değeri, Sermaye Piyasası Kuruluna kayıtlı olarak faaliyet gösteren lisanslı değerleme kuruluşlarına tespit ettirilir ve bu değer gözetilerek oybirliği ile anlaşmaya çalışılır.

Oybirliği ile anlaşma sağlanamaması durumunda, maliklerin sahip oldukları hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar verilir.

En az üçte iki çoğunluk ile alınan karar, karara katılmayanlara ve kat malikleri kurulu toplantısına iştirak etmeyenlere noter vasıtasıyla tebliğ edilir ve bu tebliğde, onbeş gün içinde bu kararın kabul edilmemesi halinde bağımsız bölümlerine ilişkin arsa paylarının, Bakanlıkça tespit edilecek rayiç değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılacağı, bu suretle paydaşlara satış gerçekleştirilemediği takdirde, bu payların, rayiç bedelinin Bakanlıkça ödenmek kaydı ile tapuda Hazine adına resen tescil edileceği bildirilir.

Bu sürecin tamamlanmasından sonra da, yapım aşamasına geçilecektir. Kanun kapsamında anlaşma yoluyla tahliye işlemini yapanlara kira yardımı yapılabileceğini, kanun kapsamındaki yerler ile ilgili olarak tapu ve belediyedeki bazı harçlardan muafiyet tanındığını da ayrıca belirtelim.

Sağlık ve esenle kalın…

Av. Ali Kemal Yılmaztürk