KDV’den istisna olan teslim ve hizmetlerde tevkifat söz konusu olmaz... Fatura düzenleme ve amortisman ayırma sınırı 2017 yılı için 900-TL'dir ... İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade taleplerinde iade konusu yapılamayacak kısım 2017 yılı için 21.400-TL.dir ... Gelir Vergisinden istisna kıdem tazminatı tavanı 01.07.2017-31.12.2017 döneminde 4.732,48-TL.dir ... Hizmet süresi ne olursa olsun 18 yaşından küçük 50 yaşından büyük işçilerin yıllık izin hakları 20 gündür...
TMS/TFRS   |   SPK Mevzuatı   |   Vergi Mevzuatı   |   SGK Mevzuatı 
Muhasebe | Vergi |  SGK |  Denetim |  Meslek Mevzuatı |  TTK |  TMS/TFRS |  Borçlar Kanunu |  Hepsi
Merhaba, KDV mükellefiyeti bazı faaliyetlerde olmamaktadır. Buna istinaden indirilebilecek KDV Gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tesptinde gider olarak kabul edilmez denilmektedir. Bu maddenin kapsamı nedir ?

Değerli üyemiz,

Bilindiği üzere, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinde, Türkiye’de yapılan işlemlerin katma değer vergisine tabi olduğu ifadesi yer almakta ve verginin konusuna giren işlemler üç ana başlık altında sayılmaktadır. Bunlar;

1- Ticari, sınaî, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler,
2- Her türlü mal ve hizmet ithali çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler,
3- Diğer faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetlerdir.

Anlaşılacağı üzere, bir işlemin KDV’ye tabi olması için 2 temel şart bulunmaktadır, Bunlar;

1- İşlemlerin Türkiye’de yapılmış olması ve
2- İşlemlerin Kanun’un 1. maddesinde sayılan mal teslimleri ve hizmet ifalarından olmasıdır.

KDV Kanunu’nun 8. maddesinde “Verginin Mükellefleri” sayılmış, 9. maddesinde ise “Vergi Sorumlusu” açıklanmıştır.

KDV Mükellefleri;
1- Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanlar,
2- İthalatta mal ve hizmet ithal edenler,
3- Transit taşımalarda gümrük veya geçiş işlemine muhatap olanlar,
4- PTT İşletme Genel Müdürlüğü ve radyo ve televizyon kurumları,
5- Her türlü şans ve talih oyunlarını tertip edenler,
6- Profesyonel sanatçıların yer aldığı gösteriler ve konserler ile profesyonel sporcuların katıldığı sportif faaliyetler maçlar, yarışlar ve yarışmaları tertipleyenler veya gösterenler,
7- Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesinde belirtilen mal ve hakları kiraya verenler ve
8- İsteğe bağlı mükellefiyette talepte bulunanlardır.

KDV Kanunu’nun 58 maddesinde “Mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV ile mükellefçe indirilebilecek KDV, Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilmez.” hükmü bulunmaktadır.

Madde hükmünden anlaşılacağı üzere, yukarıda sayılan verginin konusuna giren işlemler dolayısıyla, yine yukarıda sayılan KDV mükelleflerinin, KDV beyannamesinde göstermesi gereken teslim veya hizmet ifasından doğan ya da yüklenilen KDV, gider olarak kabul edilemez.

Dolayısıyla, mükelleflerin indirim hakkının bulunmasına rağmen indirim konusu yapılmayan KDV gider yazılamaz. İndirim hakkı varken gider yazılan KDV, kanunen kabul edilmeyen giderdir.

Bununla birlikte, madde hükmü doğrultusunda, mükellef tarafından indirilemeyecek KDV’nin Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilebileceği durumu söz konusudur.

KDV Kanunu’nun “Vergi İndirimi” başlıklı 29. maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV’den, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV’yi indirebileceği hükmü yer almaktadır.

Bu durumda, indirime konu olan KDV’nin düzenlenen belgede ayrıca gösterilmemiş olması durumunda, indirilemeyecek KDV mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilir.

Ayrıca, KDV Kanunu’nun 30/a maddesinde, mükelleflerin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirim yapılamayacak durumlar belirtilmiştir. Bu durumlar;

1- Vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilen işlemlerle ilgili satın alınan mal ve hizmetlere ödenen KDV.

KDV Kanunu’nda bazı işlemlerin vergiden istisna olması öngörülmüştür. Bu istisnalar Kanun’un 11-17. maddeleri ve geçici maddeler ile düzenlenmiştir. Kanun’un 11, 13, 14, 15 maddeleri ile 17/4-s bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak KDV’den indirilirken, Kanun’un 12, 16 ve 17. maddeleri (17/4-s bendi hariç) uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak KDV’den indirilemez. İndirim konusu yapılamayan bu KDV, mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilir.

2- Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere işletmelere ait binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen KDV.

İndirim konusu yapılamayan bu KDV, mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilir.

3- Deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığının yangın sebebiyle mücbir sebep ilan ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç olmak üzere, zayi olan mallara ait KDV.

Zayi olan mallara ait KDV indirim konusu yapılamayacağı için (daha önce indirime konu edildiyse düzeltilmesi gerekir.) indirilemeyen KDV, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Değeri Düşen Mallar” başlıklı 278. maddesi hükmü uyarınca (emsal bedeliyle değerlenerek) kıymet düşüşü ispat edilmek kaydıyla gider yazılabilir.

4- Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler (KKEG) dolayısıyla ödenen KDV.

İndirim konusu yapılamayan bu KDV, KDV’nin üzerinden hesaplandığı tutar ile birlikte kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınır.

Son olarak, tasfiye olan veya işi bırakan mükelleflerin son vergilendirme dönemi KDV beyannamelerinde devreden KDV mükelleflere iade edilmez. Dolayısıyla, indirilemeyen bu KDV gider olarak dikkate alınabilir.

İyi çalışmalar dileriz.

MizanTurk Ekibi