KDV’den istisna olan teslim ve hizmetlerde tevkifat söz konusu olmaz... Fatura düzenleme ve amortisman ayırma sınırı 2017 yılı için 900-TL'dir ... İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade taleplerinde iade konusu yapılamayacak kısım 2017 yılı için 21.400-TL.dir ... Gelir Vergisinden istisna kıdem tazminatı tavanı 01.01.2017-30.06.2017 döneminde 4.426,16-TL.dir ... Hizmet süresi ne olursa olsun 18 yaşından küçük 50 yaşından büyük işçilerin yıllık izin hakları 20 gündür...
TMS/TFRS   |   SPK Mevzuatı   |   Vergi Mevzuatı   |   SGK Mevzuatı 
Modern Maliyet Yöntemleri
06.01.2015

1. Hedef Maliyetleme

Günümüzde her gecen gün uygulaması artarak gelişen hedef maliyetleme ilk defa 1963 yılında Toyota tarafından otomobil sanayisinde uygulamaya konulmuş ve uygulama alanı genişlemiştir. Hedef maliyetleme yöntemi; ürünlerin tasarım aşamasında maliyetin planlanmasını savunmakta stratejik bir kara hedeflenen maliyetle ulaşmayı amaçlamaktadır.

Bu yöntem yeni bir ürünün planlama, araştırma, geliştirme sürecinde maliyetlerin düşürülmesi için ortaya atılan tüm fikirleri gözden geçirmektedir. Hedef maliyetle bu amacı gerçekleştirirken müşteri gereksinmelerini kalite güvenilirlik çerçevesinde gerçekleştirir ilgili ürünün yaşam dönemi boyunca maliyetleri düşürmeyi hedefler.

Hedef maliyetleme yönteminin temelini oluşturan hedef maliyet, hedef bir Pazar payına ulaşabilmek için pazarda veri olan satış fiyatını baz alarak hesaplanan Pazar bazlı bir maliyetledir. Hedef maliyetleme geleneksel maliyet yaklaşımının aksine "maliyet artı" maliyetlerin bir  fonksiyonu değil satış fiyatı ve arzu edilen karın fonksiyonudur.

Dolayısıyla hedef maliyetleme hesaplanırken Pazar payı için gerekli olan hedef satış fiyatı ve arzu edilen kar marjı belirlenmesi gerekmektedir. Hedef satış fiyatı; ürüne tüketicilerin verdikleri değere göre belirlenen satış fiyatıdır.

Hedef satış fiyatı belirlenirken rakip ürünlerin fiyatları ve tüketicilerin ödeme güçleri de dikkate alınması gerekmektedir. Hedef kar marjı İşletmenin uzun dönemli kar planlamasına bağlı olarak belirlenen kar marjıdır. Burada satış fiyatı ile kar marjı arasındaki fark hedef maliyeti vermektedir. Bir diğer ifadeyle hedef maliyet;

Hedef Maliyet = Hedef Satış Fiyatı - Hedef Kar marjıdır

Hedef Maliyetleme Yöntemi; ürünlerin planlama, tasarım aşamasında uygulanır ve başarılı olunabilmesi için değer mühendisliği gibi tekniklerle birlikte çalışması gerekir. Böylece işletme serbest rekabet ortamında piyasasında oluşan fiyatlardan daha düşük maliyetle üretime imkan verecek ürün çeşitlerini ve üretim yöntemlerini geliştirmesi mümkün olur.

2. Faaliyet Tabanlı Maliyetleme (FTM)

Faaliyet tabanlı maliyetlemenin gelişimi 1980 yıllarda Robert Kaplanın geleneksel maliyetle yöntemine yazdığı eleştiri yazıları ile başlamıştır. Kaplandan sonra Robin Cooper’de maliyet yöntemlerinin  geliştirilmesi ile ilgili araştırmalarda bulunmuştur. Kooper ve kaplanın Faaliyet tabanlı çalışmalarına bilgisayarlı destekli üretim konusunda çalışma yapan (CAM) örgütü destek vermiş maliyet sistemleri hakkında araştırma yapmışlardır. Dolayısıyla bu çalışmalar sonucunda Faaliyet Tabanlı Maliyetle hızla yayılmaya başlamıştır.

İşlem bazlı maliyetleme olarak da adlandırılan faaliyet tabanlı maliyetleme bazı maliyetlerin üretim hacmine bağlı olmaksızın daha kolay saptanabileceğinden hareketle üretilen mamul ve hizmetlerinin daha sağlıklı saptanabilme düzeyini yükseltme amacına dayanmaktadır. Faaliyet Tabanlı maliyetleme; toplam mamul maliyet unsurlarını oluşturan endirekt maliyet unsurlarının diğer bir ifadeyle genel üretim giderlerinin mamullere yüklenmesinde alternatif bir yöntem olarak ortaya çıkmıştır.

Faaliyet Tabanlı Maliyetle; bir kaynak kullanım modeli olarak çeşitli çıktıların gerektirdiği faaliyetleri yerine getirmek için kullanılan kaynakların maliyetlerini bulmaya çalışan bir yöntemdir. İşletmelerde malzemenin işletmeye girmesinde mamul haline gelene kadar gerçekleşen her bir işlemlere faaliyet adı verilmektedir. Bazı faaliyetler tekbir işlemden bazı faaliyetler ise birden fazla işlemden meydana gelmektedir.

Bu faaliyetlerin ve işlemlerin aralarındaki işlemlerin belirlenmesi ve faaliyet ve işlemler tarafından tüketilen kaynakların maliyetlerinin izlenmesi faaliyet tabanlı maliyetlemenin temelini oluşturur. Gelişen teknolojik yapıyla beraber genel üretim maliyetleri üretim maliyetlerinde önemli bir pay almıştır.

Bu maliyetlerin oluşumundaki etkenlerim faaliyet hacmiyle açıklanması gerçeği yansıtmaktan uzaklaşmıştır. Bu nedenle maliyetlerin belirlenmesinde mamuller üzerine odaklanılması ve mamullerin oluşumundaki faaliyetler üzerine odaklanmak daha doğru olacaktır.