KDV’den istisna olan teslim ve hizmetlerde tevkifat söz konusu olmaz... Fatura düzenleme ve amortisman ayırma sınırı 2017 yılı için 900-TL'dir ... İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade taleplerinde iade konusu yapılamayacak kısım 2017 yılı için 21.400-TL.dir ... Gelir Vergisinden istisna kıdem tazminatı tavanı 01.07.2017-31.12.2017 döneminde 4.732,48-TL.dir ... Hizmet süresi ne olursa olsun 18 yaşından küçük 50 yaşından büyük işçilerin yıllık izin hakları 20 gündür...
TMS/TFRS   |   SPK Mevzuatı   |   Vergi Mevzuatı   |   SGK Mevzuatı 
Muhasebe | Vergi |  SGK |  Denetim |  Meslek Mevzuatı |  TTK |  TMS/TFRS |  Borçlar Kanunu |  Hepsi
Müsadenizle size bir sorum olacak. Benim eniştem makine muhendisi ve bir limited şirketi var. Bu şirket geçen sene başlayan ve bu seneyede sarkan bir onarım işi olmuş ve alt taşeron firma ile çalışmış. Fakat 2012 1. ayından bu yana muhasebecisi alt taşeron firmaya yaptıkları ödemelerin karşılığında %3 kesinti yolu ile stopaj ödememiş. Bunu da işi veren firma kendilerine hakediş bedeli öderken %3 stopaj kesintisi yapıp ödeme yapınca öğrendiler. Size sormak istediğim taşeron firma mühendislik firmasına fatura keserken stopajı belirtmesi gerekir miydi? Ya da muhasebecisi mi bunu taşeron firmanın kestiği faturalara göre hesaplayıp beyan edip kesinti belgesiyle müşterinin hesabından düşmeliydi? Mühendislik firması alt taşerona fatura bedellerini öderken %3 stopaj kesintisi yapmayıp tam ödemiş oldu. Mühendislik firmasının izleyeceği yol ne olmalı? Şimdiden teşekkürler.

Değerli üyemiz,

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 42. maddesinde “Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat (dekopaj işleri de inşaat işi sayılır) ve onarma işlerinde kâr veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak, mezkur yıl beyannamesinde gösterilir. Mükellefler bu madde kapsamına giren hallerde her inşaat ve onarım işinin hasılat ve giderlerini ayrı bir defterde veya tutmakta oldukları defterlerin ayrı sayfalarında göstermeye ve düzenleyecekleri beyannameleri işlerin ikmal edildiği takvim yılını takip eden yılın Mart ayı sonuna kadar vermeye mecburdurlar.” hükmü yer almıştır.

Öte yandan,  l93 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinin 3. bendinde “42. madde kapsamına giren işler dolayısıyla bu işleri yapanlara (kurumlar dahil) ödenen istihkak bedellerinden % 3” gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hükmü yer almaktadır. Benzer hüküm 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 15. maddesinin “1-a” bendinde de yer almaktadır.

Bir işin Gelir Vergisi Kanunu’nun 42.maddesi kapsamına girmesi için ise;

a) Faaliyet konusunun inşaat ve onarım işi olması,

b) İnşaat ve onarım işinin birden fazla yıla sirayet etmesi,

c) İnşaat ve onarım işinin resmi veya özel taahhütlere bağlı olarak yapılması gerekmektedir.

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. maddesinde “Yapı, karada veya suda daimi ve muvakkat resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaat ile bunların ilave değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesislerdir” şeklinde tanımlanmıştır.

Öte yandan, İnşaatı “genellikle demir, çimento gibi iptidai maddelerden bir yapı veya bunların mütemmim cüzilerinin imali” olarak tanımlamak olasıdır.

Bu hükümlere göre, sorunuzda belirtilen onarma işinin, yukarıda açıklanan Gelir Vergisi Kanunu’nun 42. madde kapsamına giren inşaat ve onarım işi olarak değerlendirilmesi halinde, söz konusu işler nedeniyle yapılan ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Vergi Kesenlerin Sorumluluğu” başlıklı 9. maddesinde, yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur olanların, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten sorumlu oldukları, vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda olanların bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde, verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu oldukları hüküm altına alınmıştır.

Dolayısıyla, yaptıkları ödemelerden vergi kesintisi yapmak zorunda oldukları halde, kesinti yapmayan mükellefler, vergi ziyaı cezalı tarhiyata muhatap olacaklardır.

Sorunuzda belirttiğiniz üzere, alt taşeron firmaya yapılan hakediş ödemeleri üzerinden yapılmayan tevkifatların, vergi idaresi tarafından tespiti sonrasında, ilgili şirket adına vergi tarhiyatı yapılır ve tarh edilen vergi üzerinden aynı tutarda vergi ziyaı cezası kesilerek, gecikme faizi ile birlikte tevkifat ödevini yerine getirmeyen mükelleften aranır.

Bununla beraber, tevkifatsız ödeme yapılan taşeron firmanın, bu hakedişlerin tamamını hasılat ve beyanlarına dahil etmiş olması durumunda, tevkifat yapmakla yükümlü olan mükelleften verginin aslı aranmamakla birlikte, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi aranılacaktır.

Ayrıca, yapılan onarma işinin yıllara yaygın olduğunun, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeyle önceden belirlenmiş olması veya hizmetin alınmaya başlanması sırasında öngörülmüş ve açıkça biliniyor olması durumunda, yapılacak ilk ödeme itibariyle tevkifat yapılması gerektiği hususunun da tarafınızdan dikkate alınması gerekmektedir.

İyi çalışmalar dileriz.

MizanTürk Ekibi.