KDV’den istisna olan teslim ve hizmetlerde tevkifat söz konusu olmaz... Fatura düzenleme ve amortisman ayırma sınırı 2017 yılı için 900-TL'dir ... İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade taleplerinde iade konusu yapılamayacak kısım 2017 yılı için 21.400-TL.dir ... Gelir Vergisinden istisna kıdem tazminatı tavanı 01.01.2017-30.06.2017 döneminde 4.426,16-TL.dir ... Hizmet süresi ne olursa olsun 18 yaşından küçük 50 yaşından büyük işçilerin yıllık izin hakları 20 gündür...
TMS/TFRS   |   SPK Mevzuatı   |   Vergi Mevzuatı   |   SGK Mevzuatı 
Ortakların Kendi Şirketinden Borç Almasında Cezalar
YMM Dr.Hakan Taştan
08.02.2013

6102 sayılı yasa ile ortakların kendi şirketlerinden borç para alması kesinlikle yasaklanmış idi. 6335 sayılı yasa ile yapılan değişikliklerle sıkı kural yumuşatılmış bu kez sadece bazı koşulların varlığı halinde 562/5-b uyarınca 300 günden az olmamak üzere  adli para cezası getirilmiştir.

TTK 358 uyarınca getirilen koşullar tamamıyla şirketin içini boşaltmaya, şirketi sermayesiz bırakmaya yönelik girişimleri engellemeye yöneliktir. Bu yasayla yapılan düzenlemeyle;

Pay sahipleri, sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarını ödemedikçe ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte kârı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmadıkça şirkete borçlanamaz.”

hükmü getirilmiştir.

Bilançoların çıkarıldığı bugünlerde 131 ve 231 hesapların sıkça kullanıldığı görülmektedir. Bu hesapların varlığı halinde ilk bakılması gereken, yukarıdaki düzenlemeye aykırı bir durumun işletmelerde var olup olmadığının kontrolü yapılmalıdır.

Çünkü bugüne kadar, bu hesapların varlığı halinde yıl sonlarında faiz hesaplanarak, şirket ortaklarına faiz faturası düzenlenip vergi açısından bir kaybın yaratılması engelleniyordu. Ancak 6102 sayılı yasa yukarıdaki koşulların varlığı durumunda ortağın şirketten borç almasını kesinlikle yasaklamaktadır.

Öte yandan 6111 sayılı yasadan yararlanan mükelleflerin bazılarında bu yasadan kaynaklanan geçmiş dönem zararları özkaynaklar toplamını sermaye tutarının altına düşürmüş durumdadır.

Bu düzenlemeden amaç; işletmeye ait özkaynakların sermayenin altına düşmesinin önüne geçmektir. Örneğin şirketin karından daha fazla bir tutar ortaklara borç verilmiş ve sermaye tutarı karın ilavesi, ortaklara yapılan ödemelerin çıkarılması sonucunda kayıtlı tutarın altına düşüyor ise TTK 358 ihlal ediliyor demektir.

Ayrıca vadesi gelmiş ödenmemiş sermaye var ise zaten başkaca hiçbir şeye bakmadan ortağa borç söz konusu ise yasanın bu maddesi çiğnenmiş anlamı taşımaktadır.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı müfettişlerine yine bu yasayla inceleme yetkisi tanınmıştır. Yapılacak bir incelemede önemle bakılacak hususlardan bir tanesi de bu hükümdür.

Yasanın yeni yürürlüğe girmiş olması, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının müfettiş sayısı ve inceleme deneyiminin az olmasından yola çıkarak nasıl olsa bir şey olmaz anlayışı mutlak surette bir kenara bırakılmalıdır. Çünkü, geriye dönük 10 yıllık zamanaşımı süresi göz önüne alındığında 10 yıllık bir riske katlanmak rasyonel değildir.

O halde ne yapılmalıdır? Bu durumda olan bilançolar açısından ortaklar borçlarını kapatmalıdırlar. Sadece Gümrük ve Ticaret Bakanlığının incelemesi değil diğer ortakların şikayetleri, bağımsız denetim ve başka durumlarda da bu ihlalin ortaya çıkması olasıdır.

Yasa yürürlüğe girmeden evvel böyle bir borçlanma söz konusu ise cezaya tabi değildir. O borcun kapatılması için henüz süre bulunmaktadır. 6103 sayılı yasanın 24 üncü maddesi hükmüne göre 01.07.2015 tarihine kadar kapatılmalıdır.

TTK 358’in nasıl uygulanacağına ilişkin bir açıklama veya tebliğin Bakanlıkça yayınlanması yasa hükmünün daha iyi açıklanmasına yardımcı olacak  ve bazı tereddütleri ortadan kaldıracaktır.