KDV’den istisna olan teslim ve hizmetlerde tevkifat söz konusu olmaz... Fatura düzenleme ve amortisman ayırma sınırı 2017 yılı için 900-TL'dir ... İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade taleplerinde iade konusu yapılamayacak kısım 2017 yılı için 21.400-TL.dir ... Gelir Vergisinden istisna kıdem tazminatı tavanı 01.01.2017-30.06.2017 döneminde 4.426,16-TL.dir ... Hizmet süresi ne olursa olsun 18 yaşından küçük 50 yaşından büyük işçilerin yıllık izin hakları 20 gündür...
TMS/TFRS   |   SPK Mevzuatı   |   Vergi Mevzuatı   |   SGK Mevzuatı 
Serbest Meslek Erbabının Daraltılmış Giderleri
SMMM Fatma Yalçın
28.10.2014

Bilindiği üzere, serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır ve her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.

Serbest meslek kazancı, bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır.

Meslek mensupları olarak bizler, serbest meslek kazancımızın tespitinde, hasılatımızdan indirebileceğimiz giderlerin ve indirim konusu yapabileceğimiz katma değer vergilerimizin, hatırı sayılır biçimde dar bir çerçevede bulunmasının sıkıntıları ile mesleğimizi sürdürmeye çalışıyoruz.

Vergi kanunlarımızda yer alan düzenlemelerin, fiskal amaç dışında, hangi saik ile uygulamada bulunduğunu, mali müşavirlik hizmetini verdiğimiz mükelleflerimize anlatırken çektiğimiz zorluk bir yana, kendi faaliyetimize ilişkin serbest meslek kazancımızın tespitindeki bu kısıtlayıcı hükümler bizleri de bazen sıkmakta bazen de şaşırtmaktadır.

Serbest meslek erbapları, mesleki giderlerine ve indirilecek KDV’lerine ilişkin olarak tereddüt ettiği bu hususlar için oldukça sık olarak Gelir İdaresinin kapısını çalarak özelge talep etmektedir. Bu taleplerin çoğunun Mali Müşavirlik mesleğini icra eden serbest meslek erbapları olması da manidardır.

Bu durumun sebebinin “farkındalık” ve “kendi söküğünü dikemeyen terzi” durumuna düşmeme gayreti ile alakadar olduğu açık olsa da meslek mensubu olarak bizlerin de uygulamadaki bazı hususlara anlam veremememizi de bu sebeplere eklememiz yanlış olmayacaktır… Hele ki, Gelir İdaresinin özelgelerinde bulunan daraltıcı ve katı yorumlar bu durumu daha da anlaşılmaz hale getirmektedir.

Geldiğimiz bu noktada, Vergi kanunlarımızda bulunan hükümlerden ve bu hükümlerden yola çıkan Gelir İdaresinin kısıtlayıcı yorumlarından örnekler vermek isterim sizlere…

Serbest Meslek Erbabının Giyim Harcamaları

“Mesleğinizin ifasında kullandığınızı belirttiğiniz ceket, pantolon, gömlek, kravat, ayakkabı gibi dış giyim eşyalarının münhasıran faaliyetinin yürütülmesine mahsus olmaması, söz konusu dış giyim eşyalarının iş dışında özel hayatında da kullanılmaya elverişli olması nedenleriyle, belirtilen dış giyim harcamaları ile kazancın elde edilmesi veya idamesi arasında doğrudan bir bağ olduğundan söz edilemeyecektir.

Bu itibarla, serbest muhasebeci mali müşavirlik hizmetinin ifasında kullandığınız dış giyime ait harcamalar Gelir Vergisi Kanununun 68’inci maddesinin (1) ve (2) numaralı bentleri kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, anılan harcamaların serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün değildir.” (02/06/2014 tarih ve 11395140-105[313-2012-1546 sayılı özelge)

“Serbest muhasebeci ve mali müşavir olarak mesleğinizin icrası için kullanılması zorunlu olmayan kendinize ait dış giyim harcamalarınız Gelir Vergisi Kanununa göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen gider olduğundan, KDV Kanununun 30/d maddesi uyarınca bu harcamalar nedeniyle yüklenilen KDV’nin indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.” (23/10/2013 tarih ve 39044742-KDV.29-1692 sayılı özelge)

Serbest Meslek Erbabının Ödediği Damga Vergileri

“Serbest muhasebeci mali müşavirlik faaliyetinizden dolayı mükellefiyete ilişkin yıllık gelir vergisi, katma değer vergisi, muhtasar, geçici vergi beyannameleri ile S.G.K. prim bildirgelerine ait damga vergilerinin Gelir Vergisi Kanununun 68’inci maddesinde sayılan indirilecek giderler arasında yer almaması nedeniyle indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.” (25/10/2013 tarih ve 76071283-120(68-2013-1)-16 sayılı özelge)

Serbest Meslek Erbabının Sigorta Primleri

“Sosyal güvenlik (Bağ-Kur) primlerinin indirimi, 110 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile gider olarak indirime değil, 89 uncu madde hükmü uyarınca ilgili yıla ait beyan edilen gelir üzerinden indirimine izin verecek şekilde düzenlenmiştir. Dolayısıyla, Bağ-Kur primleri, sadece indirimi kabul edilen gelir unsurlarına ilişkin olarak, beyan edilen gelir üzerinden indirilebilecektir. Kazancın yetersiz olması nedeniyle indirilemeyen tutarların ne diğer gelir unsurlarından indirimi, ne de ertesi yıllara devri söz konusudur.” (17/12/2012 tarih ve 62030549-GVK 68-3226 sayılı özelge)

Serbest Meslek Erbabının Mesleki Sorumluluk Sigortası

“Mesleki sorumluluk sigortası türünün  "şahıs sigortası" kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından ve mali müşavirlik hizmeti için yaptırılması hususunda kanuni zorunluluk bulunmaması nedeniyle serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak yazılması veya vergi matrahının tespitinde beyanname üzerinden indirim konusu yapmanız mümkün bulunmamaktadır.” (23/02/2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK 68-714 sayılı özelge)

Serbest Meslek Erbabının Taşıtı

 “Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olarak mükellefiyetinizin tesis edilmesinden evvel iktisap etmiş olduğunuz aracı, maliyet bedeli ile, maliyet bedeli bilinmiyorsa aracınızın alış tarihindeki rayice göre tahmin olunacak bedeli ile envantere dâhil etmeniz gerekmektedir. Ancak, bu bedelden, otomobilin iktisap tarihinden envantere alınma tarihine kadar ayrılması gereken amortismanların düşülmesi gerekmektedir. Bu işlemden sonra, Bakanlığımızca belirlenen faydalı ömre (5 yıl) göre amortisman süresi sona ermemişse kalan süre için amortisman ayrılacak ve 2005 yılındaki kıst dönem uygulaması nedeniyle amortisman ayrılmayan süreye isabet eden bakiye değer, itfa süresinin son yılında tamamen yok edilecektir.

Ayrıca, işletmenizin faaliyet konusunun kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olmadığı anlaşıldığından, işletmeniz envanterine kayıtlı binek otomobilin alış vesikasında gösterilen KDV nin indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.” (28/12/2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.20.15.01-40-MUK-2010-30-489 sayılı özelge)

“Serbest meslek faaliyetinin ehemmiyet ve genişliği ile mütenasip olan ve işte kullanılan envantere kayıtlı araçların giderleri ile amortismanlarının indirim konusu yapılabileceği hususu dikkate alındığında, tek başınıza icra ettiğiniz serbest meslek faaliyetine ilişkin envantere kayıtlı olsa dahi ikinci bir araca ait gider ve amortismanların indirim konusu yapılması mümkün değildir.” (31/07/2013 tarih ve 38418978-120[68-12/9]-831 sayılı özelge)

Sonuç

Yukarıda yer verdiğimiz özelgeler doğrultusunda, serbest meslek mensuplarının mesleklerinin icrası sırasında katlanmak zorunda kaldıkları birçok giderin hasılattan indirilmesine ve bu giderlere ait katma değer vergilerinin indirim konusu yapılmasına engel olunduğu görülmektedir.

Mali idarenin konuya bakışının bu denli kısıtlayıcı ve dar perspektifte olmasının sebebi başka bir tartışma konusu olmakla beraber özellikle, serbest meslek erbaplarının gelir vergisi beyanları üzerinden hesaplanan verginin, asgari ücretlilerden peşin olarak kesilen gelir vergisinden dahi düşük kaldığı bu ortamda, bu uygulamaların da devam edeceği gerçeği ortadır.