KDV’den istisna olan teslim ve hizmetlerde tevkifat söz konusu olmaz... Fatura düzenleme ve amortisman ayırma sınırı 2017 yılı için 900-TL'dir ... İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade taleplerinde iade konusu yapılamayacak kısım 2017 yılı için 21.400-TL.dir ... Gelir Vergisinden istisna kıdem tazminatı tavanı 01.01.2017-30.06.2017 döneminde 4.426,16-TL.dir ... Hizmet süresi ne olursa olsun 18 yaşından küçük 50 yaşından büyük işçilerin yıllık izin hakları 20 gündür...
TMS/TFRS   |   SPK Mevzuatı   |   Vergi Mevzuatı   |   SGK Mevzuatı 
Sosyal Güvenlik Destek Prim Borçlarının Yapılandırılması
SMMM Bülent Çetinkaya
23.01.2013

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6385 no.lu Kanun 10/01/2013 tarihinde kabul edilip 19/01/2013 tarih ve 28533 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. 

Yayımlanan kanunda en dikkat çeken hususların başında sosyal güvenlik destek prim borçlarının yapılandırılması ile ilgili hükümler gelmektedir.

Basında ve sanal medyada “Bağ-Kur’a af çıktı…”, “Bağ-Kur’luların borçları silinecek…” diye çıkan yoğun haberler üzerine ofislerimizde yoğun bir telefon trafiği ve aftan yararlanma talepleri oluştu. Oysa çıkan af, 4/b kapsamında çalışan kişilerin prim borçlarını kapsamamaktadır.

Kanunda yer alan sosyal güvenlik destek prim borçlarının yapılandırılması ile ilgili hükümler aşağıdaki gibidir.

6385 sayılı kanunda 13 üncü madde ile 5510 sayılı kanuna geçici 46’ncı madde eklendi. Madde uyarınca, emekli olduktan sonra 4/b (Bağ-Kur) kapsamında çalışmasını devam ettiren veya çalışmaya başlayan, dolayısıyla sosyal güvenlik destek primi ödemesi gereken, ancak bu primleri ödemediği için durumu daha sonra Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tespit edilen ve geriye dönük olarak adına birikmiş sosyal güvenlik destek primi borcu çıkarılan kişilerin, 31/01/2013 tarihi itibarıyla tahakkuk ettiği halde ödenmemiş olan sosyal güvenlik destek primi borçları ve ferîleri, ilgililerin 01/02/2013 tarihinden itibaren dört ay içinde başvuruda bulunmaları halinde, 6111 sayılı Kanunun ilgili maddelerine göre yapılandırılacak.

Yani borç asıllarına ödeme süresinin bittiği tarihten itibaren hesaplanarak eklenmiş olan gecikme zammı ve cezası silinecek, bunun yerine TEFE/ÜFE (Toptan Eşya Fiyat Endeksi/Üretici Fiyat Endeksi) aylık değişim oranları esas alınarak borç yeniden hesaplanacak, bu şekilde özellikle eski tarihlere ait borç miktarları önemli ölçüde azalmış olacak, hesaplanan bu yeni tutarlara 36 aya kadar taksitlendirme yapılacak.

Bilindiği üzere;

Bağ-Kur’dan yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra yeniden Bağ-Kur kapsamında çalışmaya başlayanların ilk defa Ekim 1999 tarihinden itibaren 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu’nda, 4447 ve 5073 sayılı Kanunlarla eklenen Ek madde ile bu Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlananlardan, çalışmalarına devam edenlerin veya daha sonra çalışmaya başlayanların, sosyal yardım zammı dahil tahakkuk eden aylıklarından, çalışmalarının sona erdiği ay dahil %10 oranında Sosyal Güvenlik Destek Primi kesileceği hükme bağlanmıştı.

Bu  %10 oranı, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’un geçici 14. maddesi ile kademeli olarak yükseltilmiş ve 2011 yılından itibaren %15 olarak sabitlenmiştir.

2003 Eylül ayından itibaren de SSK, ve Emekli Sandığından yaşlılık ve malullük aylığı bağlandıktan sonra Bağ-Kur kapsamında çalışmaya başlayanlardan sosyal güvenlik destek primi olarak alınmaya başlanmıştır.

Ancak, aylık bağlandıktan sonra SSK kapsamında yeniden çalışmaya başlayanların destek primi bildirim ve ödeme yükümlüsü işverenleri iken Bağ-Kurluların bildirim ve ödeme yükümlüleri kendileri olduklarından Sosyal Güvenlik Kurumunun bunları zamanında tespit etmesi mümkün olamamıştır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bağ-Kurluların bildirim yükümlülüğü vergi dairelerine verilerek bu şekilde çalışanların kısa sürede tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bunun sonucunda da SSK ve ES' dan aylık bağlandıktan sonra ticari faaliyete başlayarak Bağ-Kur kapsamına giren emeklilerden 2003 yılından itibaren ödemeleri gereken primler 2008 yılından sonra tespit edilerek bu primler tahsil edilmeye başlanmıştır.

Bu durumda da bildirim yükümlülüğünün kendilerinde olduğunu bilmedikleri veya böyle bir prim ödemeleri gerektiğinden haberdar olmadıkları için kendilerini Bağ-Kur'a bildirmeyen emekliler, 2008 yılından sonra yüklü miktarda borçla karşı karşıya kalmışlardır. Her ne kadar 6111 sayılı Torba Kanunla, sosyal güvenlik destek primi borçları için yeniden yapılandırma imkanı getirilmiş ise de bir çok emeklinin ödeme gücünü aşan bu borçları taksitle de olsa ödeme imkanı bulunmadığından, bu borçlar emeklinin sırtında bir yük olarak kalmaya devam etmektedir.

Sosyal güvenlik Destek Pirimi kaldırılmalı mıdır?

Başka ülkelerin sosyal güvenlik sistemlerinde örneğine rastlanması mümkün olmayan, karşılığında herhangi bir yardım yapılmayan ve sistem desteklenmek isterken, emekliye yük getiren sosyal güvenlik destek primi uygulamasının kaldırılması gerekmektedir.

Kaldı ki, ticari faaliyete devam eden bir emekli zaten açmış olduğu işyeri nedeniyle ekonomiye ve istihdama zaten katkıda bulunmaktadır. Bu kişilerden ayrıca sistemi desteklemek amacıyla prim almak hakkaniyet olgusu ile de bağdaşmamaktadır.