KDV’den istisna olan teslim ve hizmetlerde tevkifat söz konusu olmaz... Fatura düzenleme ve amortisman ayırma sınırı 2017 yılı için 900-TL'dir ... İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade taleplerinde iade konusu yapılamayacak kısım 2017 yılı için 21.400-TL.dir ... Gelir Vergisinden istisna kıdem tazminatı tavanı 01.01.2017-30.06.2017 döneminde 4.426,16-TL.dir ... Hizmet süresi ne olursa olsun 18 yaşından küçük 50 yaşından büyük işçilerin yıllık izin hakları 20 gündür...
TMS/TFRS   |   SPK Mevzuatı   |   Vergi Mevzuatı   |   SGK Mevzuatı 
Yargı kararlarına erişim...
Bumin DOĞRUSÖZ
Ülkemizde ne hikmetse yargı kararları yüksek mahkemeler tarafından sır kabul edilir, hepsi yayınlanmaz. Yargılamanın aleniliği, sadece duruşma salonunun kapısının açık tutulması olarak anlaşılır, ancak kararların aleniliğinin de yargılamanın aleniliğinin bir parçası olduğu hatırlanmaz.
Yargı kararlarına erişim...

Bu konudaki en büyük sorun ise Danıştay kararlarına kendi web sitesinden erişmek noktasındadır. Yerel mahkeme kararlarının akıbetini dahi pek çok halde bulmak mümkün değildir. 

Ancak yargının yayınlamadığı kararlar, devlet sırrı değildir. Dergiler, yayıncı kuruluşlar bunları yayımlarlar. Özellikle vergi alanında düzenleyici işlemlerle ilgili yürütmeyi durdurma kararları veya itirazlarının sonuçlarını yahut iptal kararlarını hep dergilerden, atıf yapan makalelerden öğreniriz.

Yayınlanan kararlarda isimler kapatılır, avukat isimleri gizlenir (her halde bu davayı kazanan avukata kimse gitmesin diye). Ancak yüksek mahkemelerin bu isim gizleme davranışına, Anayasa Mahkemesi kararlarında rastlanmaz. İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi kararları ise, bırakın gizlemeyi, tarafların adları ile anılır. Amerikan Yüksek Mahkeme kararları da aynıdır. İlk derece mahkemesi kararları ise hakimin adı ile anılır. Bu kararları kurumlar kendileri yayımlar. 

Yargıtay Başkanı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın davetiyle, 20-22 Kasım 2013 tarihinde İstanbul’da toplanan Asya Bölgesi'nin Yüksek Mahkeme Başkanları ve Yüksek Yargıçları, Adalet'in tesisi ve yargıda şeffaflığın güvence altına alınması için, bazı ilkeleri temel gerekler olarak saptarlar. Bunlardan birisi de yargı kararlarının aleniliğinin sağlanmasıdır. Bakın yüksek yargıçlar bu bildirilerinde ne diyorlar(1): “Hükümlerin yayınlanması, halk, basın, sivil toplum kuruluşları, avukatlar, hâkimler ve hukuk akademisyenlerinin, hâkimlerin işlemlerini denetlemesine imkân tanır. Yayınlar yoluyla, hâkimlerin kamu denetimine tabi tutulması aynı zamanda, kanunların uygulanmasını düzenli hale getirir ve yargı kararlarını daha tahmin edilir ve tutarlı kılar, böylece adaletin kalitesini yükseltir. (…) Temyiz mahkemesi ve yüksek mahkeme kararlarının yayınlanması ve dağıtılması, alt mahkemelerdeki hâkimlerin ve hükümetlerin kanuna uymasını sağlamada kritik önem taşır.”

Yargı kararlarına erişimin ve kararların aleniliğinin sağlanması, yargının kamuoyu, meslek mensupları ile doktrin tarafından izlenmesinin ve bu yolla kararlar incelenerek hukukun gelişimine katkıda bulunulmasının, kanunların nasıl anlaşıldığı ve uygulandığının kamuoyunca bilinmesinin yanı sıra avukatlar için de mesleklerinin ifasında yarar sağlayacak, yargılamaya kalite getirecektir. 

İcra İflas Kanunu'nun 14. maddesine 4949 sayılı Kanun'la eklenen, “Yargıtay, icra ve iflâs işlerine ait kararların tamamını düzenli olarak yayımlar” şeklindeki fıkranın da uygulama alanı, maalesef icra iflas işlerine ait kararlarla sınırlı kalmıştır. 

Durumun yarattığı hukuk yarasını göre Yargıçlar ve Savcılar Birliği, Yargıtay'ca verilen bütün kararların, hiçbir ayrım ve ayıklama yapılmadan, elektronik yayım yöntemleri ile ücretsiz olarak herkesin erişimine açılması, kararların kanun adı, madde numarası gibi kriterler ile de aramalara hazır bulundurulması talebiyle Yargıtay’a başvurmuş, red cevabı alınca da konuyu yargıya taşımıştır. 

Davaya bakan Ankara 1. İdare Mahkemesi 27.11.2008 tarihli, E:2008/379, K:2008/1993 sayılı kararıyla, “T.C. Anayasası'nın 90. maddesi uyarınca iç hukukun bir parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde düzenlenen adil yargılanma hakkına ilişkin olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince verilmiş kararlara göre, mahkeme kararlarının hiçbir istisna olmaksızın kamu denetimi sağlanacak şekilde yayımlanması gerektiği, herkesçe bilinebilir olan kanunların, yorumlarına ilişkin mahkeme kararlarının da herkesçe bilinebilir olmasının doğal sayılacağı, yargı yetkisinin Türk Milleti Adına kullanılıyor olmasının da bunu zorunlu kıldığı, kararların herkesçe erişilebilir kılınarak, değerlendirilmelerine, karşılaştırılmalarına, eleştirilmelerine imkan yaratmanın, kişilerin bilgilenmesine, yargıda iç denetimin sağlanmasına ve yargıya güven duygusunun artmasına katkısının olacağı, İcra ve İflas Kanunu ile icra ve iflas işlerine ilişkin Yargıtay kararlarının tamamının yayımlanması bakımından davalı idareye getirilen yükümlülüğün, diğer kararlar bakımından da uygulanmasına engel bir kuralın bulunmadığı gerekçesiyle”, Yargıtay’ın red işlemini iptal etmiştir. 

Bu kararı temyiz yolu ile inceleyen Danıştay 10. Dairesi ise E. 2009/3337 K. 2013/7110 sayı ve 8.10.2013 tarihli kararı ile bu kararı “Yargıtay Kanunu'nda veya başkaca bir kanunda, davacının başvurusuna konu talebin karşılanmasını, Yargıtay Başkanlığına görev olarak yükleyen bir kural bulunmamaktadır. Buna göre, davalı idarenin, başvuru konusu talebi karşılamaya yargı kararıyla zorlanamayacağı açıktır.

Öte yandan, Yargıtay'ca verilen bütün kararların, hiçbir ayrım ve ayıklama yapılmadan, herkesin erişimine açılması, taraflara ait kişisel bilgilerin ifşasına neden olarak, T.C. Anayasası'nın 20. maddesinin "Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz." kuralını içeren 1. fıkrasına aykırılık oluşturabilecektir.

Çok sayıda kararın ayrım ve ayıklama yapılarak erişime açılması ise, yüksek düzeyde mali ve personel altyapısını gerektireceği için, idarenin takdir yetkisi kapsamında alacağı karara bağlıdır. Kaldı ki, imkanlar dahilinde, Yargıtay'ca verilen bazı kararlar, ayrım ve ayıklama yapılarak, elektronik (Yargıtay web sitesi)ve basılı (Yargıtay kararları dergisi) ortamda halen erişime açık tutulmaktadır. Esasen, Türk Milleti adına verildiği için kamuya ait nitelik taşıyan Yargıtay kararlarının, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca harçlandırılmak suretiyle, onaylı örneklerinin alınmasına hukuki bir engel de bulunmamaktadır.” gerekçesiyle bozmuştur. 

Böylece hukukun gelişiminin önüne bir set de buradan çekilmiştir. 

Ancak buna rağmen, 20 Kasım’da İstanbul'da yapılan “Yargı ve İş Dünyası Sempozyumu"nda konuşan Yargıtay Başkanı Sayın İsmail Rüştü Cirit, gazetelere de yansıyan konuşmasında “Geçtiğimiz yıl içerisinde 600 bin Yargıtay kararını kamu erişimine açtıklarını belirterek önümüzdeki haftadan itibaren Yargıtay'ın şeffaflığı ve saygınlığı adına tüm Yargıtay dairelerinin kararlarını kamu erişimine açıyoruz" dedi. Hem de Danıştay’da davayı Yargıtay kazandığı halde. 

Hukukun gelişimi adına büyük bir adım bence. Yılın hukuk adamı ödülü bile Sayın Yargıtay Başkanı'na sırf bu sebeple verilebilir. Kutluyorum. Benim adayımdır. 

İnşallah bu gelişmeler Danıştay’a da örnek olur. Ancak Danıştay’ın kararından, bu konunun illâ yargıya görev olarak kanunla verilmesinin aranıldığı” anlaşılmaktadır. Bu noktada da hazır Adalet Bakanlığı idari yargıda iş yükünü hafifletme amacı ile idari yargıyı yeniden düzenleyen bir tasarı taslağı hazırladığı çeşitli kurum ve kuruluşların görüşlerine sunduğu bu günlerde, şu taslağa bu konuda da bir madde konulsa da Danıştay’ın kararlarına da erişsek güzel olmaz mı? 

Kaynak; Dünya

Etiketler : Yargı kararları