KDV’den istisna olan teslim ve hizmetlerde tevkifat söz konusu olmaz... Fatura düzenleme ve amortisman ayırma sınırı 2017 yılı için 900-TL'dir ... İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade taleplerinde iade konusu yapılamayacak kısım 2017 yılı için 21.400-TL.dir ... Gelir Vergisinden istisna kıdem tazminatı tavanı 01.01.2017-30.06.2017 döneminde 4.426,16-TL.dir ... Hizmet süresi ne olursa olsun 18 yaşından küçük 50 yaşından büyük işçilerin yıllık izin hakları 20 gündür...
TMS/TFRS   |   SPK Mevzuatı   |   Vergi Mevzuatı   |   SGK Mevzuatı 
Yeni Türk Borçlar Kanunu ve Kira Sözleşmeleri İle ilgili Bazı Önemli Değişiklikler
Av. Ali Kemal Yılmaztürk
06.09.2013

Bilindiği üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu yürürlüğe girmiş ve gerek kira gerekse diğer sözleşme ve borç ilişkileri bakımından önemli değişiklikler getirmiştir. Bu yazımızda kira sözleşmeleri ile ilgili gündelik hayatta sık karşılaşılabilecek bazı önemli değişiklikleri siz değerli okurlarımızla paylaşalım istedim.

Öncelikle belirtmek gerekir ki; 6098 sayılı TBK kiracı lehine düzenlemeleri olan ve kiracıyı daha çok koruma amacı güden bir kanundur. Önceki kanun döneminde olduğu gibi, 6098 sayılı kanunda da tahliye sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. Kanunda sayılan bu sınırlı sebepler haricindeki bir sebebe dayanarak kiracının tahliyesi istenemez.

Kira sözleşmesi süresinin sona ermesi sebebiyle kiraya veren tahliye isteyemez. Ancak, 6098 sayılı Kanun ile uzama süresi 10 yılı bulan kira sözleşmelerinde kiraya veren, uzama yılının bitiminden 3 ay evvelden bildirimde bulunarak ve herhangi bir sebep göstermeksizin kira sözleşmesini feshedebilecek ve kiracının tahliyesini isteyebilecektir. Tahliye istenebilmesi için söz konusu bildirim sürelerine uyulması şarttır. Aksi halde, yapılan bildirimin geçerliliği yoktur.

Bu doğrultuda, kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya bakiye dönem kira bedellerinin muaccel olacağına dair kayıtlar da geçersizdir ve kanunun yürürlüğünden önceki sözleşmelere ilişkin mevcut davalarda da uygulanacaktır.

Kira bedelinin belirlenmesi bakımından; Sözleşmede kira bedeli yabancı para olarak kararlaştırılmışsa, beş yıl geçmedikçe kira bedelinde değişiklik yapılamaz.  Kira bedelinin Türk Lirası bakımından belirlenmiş olması halinde, bir önceki kira yılında üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemek koşuluyla sözleşmeye konulacak artış hükümleri geçerlidir.

Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılmamışsa, kira bedeli, bir önceki kira yılının üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemek koşuluyla hâkim tarafından, kiralananın durumu göz önüne alınarak hakkaniyete göre belirlenir. Hakim tarafından belirleme yapılabilmesi için kanuna uygun şekilde kiracıya bildirimde bulunulması veya kira bedelinin artırılacağına dair sözleşmede hüküm bulunması şarttır.

Bu doğrultuda, taraflarca kira bedelinin artırımına ilişkin bir anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli, hâkim tarafından üretici fiyat endeksindeki artış oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete uygun biçimde belirlenir. Her beş yıldan sonraki kira yılında bu biçimde belirlenen kira bedeli, önceki fıkralarda yer alan ilkelere göre değiştirilebilecektir. 

Ancak, 6098 sayılı Kanun ile getirilen yukarıdaki düzenlemelerin tacir, özel ve kamu tüzel kişileri bakımından yürürlük tarihi 01/07/2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile ertelendiğini belirtmek isterim.

Son olarak, 6098 sayılı Kanun ile kiralananda ortaya çıkan ayıp sebebiyle kiracıya kira bedelinde indirim isteme ve tazminat talep etme hakkı getirilmiştir. Ve yine, yeniden imar ve inşaa amacıyla tahliye edilen kiracılara, kiralamadaki öncelik hakkına riayet etmeyen kiraya verenin, eski kiracısına bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödeme yükümlülüğü getirildiğini de hatırlatmak isterim.

Sağlık ve esenlikler dilerim…
Av. Ali Kemal YILMAZTÜRK